Ana Sayfa • Linkler • İletişim
 

42. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI: DAYANIŞMA SÜRECİ

GİRİŞ

Mimarlar Odası’nın deneyimleri, birikimleri ve çalışmaları ışığında hazırlanan “Türkiye Mimarlık Politikası” belgesinde ortaya konan, “Mimarlığın, sanatsal kültürel, insancıl ve işlevsel özellikleri ile toplumu ve kentleri yeniden buluşturmak; kimlikli, uygar ve esenlikli bir gelecek için en güçlü güvencelerden biridir” şeklindeki ilke ve hedefi gerçekleştirme yönündeki çabaların Oda bakımından önemi artan bir ölçüde devam etmektedir.

Bu ilke ve hedeflerin gerçekleştirilmesi 56 yıllık geçmişi olan Oda’nın değerlerine ve birikimine sahip çıkmak ve bu değerleri ve çalışmaları geliştirerek geleceğe taşımaktan geçiyor. 42. Dönemde bu görev ve sorumluluk bilinci ile Odamızın “Toplum hizmetinde mimarlık” şiarının yaşatılması ve bu ilkenin tüm çalışmalara rehber olması benimsenmektedir. Bu anlayışla, Oda’nın tüm çalışma alanlarına sahip çıkan, çalışmaları bütün birimlerimizle ve üyelerimizle gerçekleştirmeyi amaçlayan bir “Dayanışma Süreci Çalışma Programı” öngörmekteyiz.

Bu çerçevede mimarlık alanında hem “birikmiş” hem de “döneme özgü” konu ve sorunlarla ilgili çalışmalar yapılması ve “gelecek öngörüsü”ne dayalı bir sürecin izlenmesi 42.Dönem Çalışma Programı’nın özelliklerini ve öncelikli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Bu bağlamda döneme özgü olarak ağırlık vermeyi programladığımız 3(üç) temel çalışma alanından söz etmek gerekir;

1. Mimarlık ve demokrasi;
Mimarlar Odası, her alanda “mimarlık ve demokrasi”nin savunulmasında önemli bir role sahiptir. Genel olarak otoriter bir yönetim anlayışı doğrultusunda ülkemiz; özel olarak meslek alanımız ve Meslek Odaları anti-demokratik süreçler ve dayatmalarla karşı karşıya bulunmaktadır. Demokratik-mesleki haklar ve kentli hakları ile ilgili giderek artan oranda ihlaller yaşanmaktadır. Toplumun tüm nefes alma alanlarına, mesleklerin örgütlenmelerine ve kendilerini ifade etme biçimlerine yönelik tahammülsüzlük, müdahale ve yoketme boyutlarına ulaşmıştır. Bu koşullarda, her alanda mimarlık ve demokrasinin savunulmasının önemi daha da artmaktadır. Mimarlar Odasının bu süreçte yerini etkin bir şekilde alması tarihsel bir önem taşımaktadır.

2. Mimarlık ve kentsel alanda kaos;
Yaşanmakta olan “mimarlık ve kentsel” alandaki kaos karşısında Mimarlar Odası’nın rehberliği, üyeleri ve toplumla dayanışmasının önemi artmıştır. Kentlerimizde bilime, mimarlık ve şehircilik ilkelerine aykırı uygulamalarda, tarihsel ve doğal çevrenin tahrip edilmesinde, “rant” odaklı yatırım kararlarında ve kamu varlıklarının pazarlanmasında ulaşılan düzey yaşanmakta olan kaosun katlanarak devam etmesine neden olmuştur. Toplumumuz tarafından “kent yağması” olarak nitelenen bu süreç karşısında; yaşamın, çağdaş ve bilimsel bir planlamanın, nitelikli bir kentleşmenin, kamu varlıklarının, tarih ve doğa değerlerinin savunulması için tüm duyarlı kesimlerle birlikte seferber olunması için çaba gösterilmesi gereksinimi vardır.

3. Ekonomik kriz;
Ekonomik sorunlar karşısında dayanışma ve çözüm arayışı süreçlerinde Mimarlar Odası’nın etkin bir çalışma gerçekleştirmesi gereksinimi vardır. Küresel ölçekte yaşanmakta olan ekonomik kriz, zaten yapısal sorunları olan ve her bakımdan krizler içersinde çalkalanan ülkemizi derinden etkilemiştir. Bu nedenle var olan ekonomik kriz daha büyük boyutlarda yaşanmakta ve pek çok temel konularda da sorunların büyümesinin kaynağı olmaktadır. Mimarlık ve meslek alanımız bu süreçlerden en çok etkilenenlerin başında gelmektedir. Bu çerçevede mimarlık ve meslek alanımızın savunulması; meslektaşlarımızın desteklenmesi ve Oda yapısının güçlendirilmesi önem kazanmaktadır.

Mimarlar Odası’nda bu temel ve kapsamlı sorunlarla karşı kaşıya olduğumuz süreçte; sorunların bir “Dayanışma Süreci” ile aşılması gerektiği ortak kanaati ile 42.Dönemin belli başlı çalışma ilkeleri ve öncelikli çalışma konuları aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

1. Giderek otoriterleşen bir yönetim anlayışının kentlerimize, mesleğimize, meslek kuruluşlarımıza ve toplumsal muhalefete yönelik anti-demokratik dayatmaları karşısında; mesleğimizle ve Odalarla ilgili düzenlemelerde tüm örgüt birimlerinin desteği sağlanarak oldu-bittilerin engellenmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, dönem içersinde yapılacak olan Genel Seçimler sürecinde “kent ve mimarlık yağmacıları”nın teşhir edilmesi, geleceğe demokratik katkı sağlanması şeklinde bir yaklaşım önemsenmektedir.

2. Kentlerimizde son zamanlarda yaygın bir uygulama haline gelen bilime, mimarlık ve şehircilik ilkelerine aykırı olan “Dönüşüm Projeleri, Yenileme Projeleri, Çevre yollarının çevresinin yapılaşmaya açılması, TOKİ’nin yaptığı tip projeler, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi, Çevre Düzeni ve Bölge Planları’nın dar kadrolarca ve amacı dışında yapılması, kamu alanları ve varlıklarının pazarlanması” gibi uygulamalara karşı yapılan çalışmaların daha etkin ve yaygın bir şekilde devam etmesi ve birimlere destek verilmesi öncelikli çalışma konularındandır.

3. GATS, AB Müktesebatı kapsamında mesleğin uygulama koşullarını etkileyen bir dizi kararlar yaşama geçirilmektedir. Eşit olmayan koşullarda yaşanan süreçten ülke mimarlığı ve meslektaşlarımız olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Ülke mimarlığının ve mesleki haklarımızın korunması yönünde çalışma yapılması, bu çerçevede diğer ülke mimarlarının çalışma izinleri konusunda karşılıklılık ve eşitlik kuralının getirilmesi için çaba gösterilecektir.

4. Küresel düzeydeki gelişmeler, uluslararası ilişkilerin önemini daha da arttırmaktadır. Oda’nın UIA, EFAP, ACE, FABRS, UMAR gibi uluslararası ortamda bölgemizdeki Mimarlık örgütleri ile ilişkilerin yeni dönemde geliştirilerek sürdürülmesi yönünde çalışmalar yapılması düşünülmektedir. 42.Dönemde ülkemiz mimarlığının taleplerinin ve özgün niteliğinin uluslararası alana taşınması ve kurumsallaşması hedeflenmelidir.

5. Mimarların yapı üretimi, denetimi ve çeşitlenen hizmet alanlarında yer almalarının sağlanması amacıyla çalışmalar yapıllması öngörülmektedir. Bu alanlara ilişkin olarak var olan Oda çalışmalarının güncellenmesi, geliştirilmesi ve yeni öneriler geliştirilerek yaşama geçirilmesi için adımlar atılması söz konusudur. Bu kapsamda 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun, Bilirkişilik, Gayrimenkul Değerleme, Şantiye Şefliği, İş sağlığı ve iş güvenliği vb. hizmet alanlarına ilişkin düzenlemeler yapılması çalışma programı öncelikli hedeflerindendir.

6. Dünyada mimarlık eğitimine ve meslek ortamına ilişkin gelişmelerin izlenmesi ve eş zamanlı olarak düzenlemeler yapılması bakımından önemi olan Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nın 6.sının yapılmasının gerekli olduğu değerlendirilmiştir. SMG kapsamında gündemde olan sorunların çözülmesi ve işlerliğinin arttırılmasının sağlanması hedeflenmektedir.

7. Mesleki standartların geliştirilmesi kapsamında; mesleki denetim vb. kurallarının geliştirilmesi ve ortaklaştırılması, yönetmelikte belirlenen kuralların ödünsüz uygulanması sağlanmalıdır. Ayrıca, proje elde etmede “yarışma” usulünün yaygınlaştırılması, müelliflik, telif ve özlük haklarının korunması gibi somut konularda çalışma yapılması ve meslektaş haklarının korunması çalışmalar yapılacaktır.

8. Topraklarının %99’u depremsellik koşullarında bulunan ülkemizde depreme karşı hazırlık çalışmaları yetkili kamu kurumları tarafından geçen bunca zamana karşın bir türlü yapılmamaktadır. Bu durum afet hazırlıkları bakımından Oda’ya düşen görev ve sorumlulukları arttırmaktadır. Yeni dönemde Afet Komitesi çalışmalarının merkezi düzeyde birimlerle koordineli ve etkin bir şekilde sürdürülmesine gereksinim vardır.

9. Mimarlar Odası’nın ve mesleğimizin karşı karşıya bulunulduğu sorunlar, Oda örgütlenmesinin yaygınlaşması, Odanın potansiyelleri Oda örgütlenme çalışmalarının yapısal bir süreç olarak ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Çalışmaların kalıcılığının ve sürekliliğinin sağlanması, üye katılımı ve katkısının arttırılması için örgütsel yapının geliştirilmesi kapsamında çalışmalar yapılması gerekir. Bu bağlamda, örgütlenme çalışmaları geliştirilerek sürdürülecektir.

10. “Örgütsel Yapının Geliştirilmesi” çalışmaları kapsamında, Oda – üye ilişkilerinin güçlendirilmesini temel alan; Üye Sicil Bilgi Sistemi’nin güncelleştirilmesi, ilki 2009 yılında yapılan “Kamuda ve Özel Sektörde Çalışan Mimarlar Kurultayı”nın ikincisinin yapılması, mesleki krizi gündeme alan bir sorgulama sisteminin oluşturulması ve bu sürece paralel olarak mesleki hizmet yönetmeliklerimizin tüm üyelerimizi kapsayacak bir niteliğe kavuşturulması hedeflenmektedir.

ÇALIŞMA İLKELERİ

42. Dönem MYK çalışmalarının verimli olabilmesi için bütün örgüt birimlerinin düşüncelerinin ve katkılarının alınması önemsenmektedir. Bu amaçla birimler arası dayanışmanın güçlendirmesi, iletişim ve koordinasyonun sağlanması önemsenmektedir. Bu anlayışla, merkezi çalışmalarda uyum sağlanması ve üretkenliğin artması söz konusudur.

Çalışma Programı ilke ve hedeflerinin gerçekleştirilmesi, hızlı ve doğru karar süreçlerinin organize edilmesi, birimlerle ve diğer kurumlarla ilişkilerin geliştirilmesi için YK sekreteri dışında organizasyonlara bağlı alanlarda çalışmak üzere profesyonel sekreterlere görev verilmesi, YK sekreteri koordinatörlüğündeki Sekreterya’nın Oda çalışmalarına aktif katkı koymasının sağlanması ve çalışma düzeninin daha fazla işlerliğe kavuşturulması doğrultusunda çalışmalar yapılması söz konusu olacaktır.

Onur Kurulu ve Denetleme Kurulu çalışmalarının daha iyi organize edilmesi ve sürekliliğinin sağlanması için gerekli olan ofis düzeni, ortam, arşiv, donanım vb. sağlanarak bu Kurullar desteklenecektir.

Ülkemizdeki meslekler ve örgütleri pek çok ortak sorunla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Ortak sorunların birlikte çözümlerinin üretilmesi, mesleklerin kesişen alanlarının birer koordinasyon ve dayanışma alanı olarak değerlendirilmesi için Merkez Yönetim Kurulu, TMMOB’ye bağlı diğer Odalarla ilişkilerin geliştirilmesini önemsemektedir. Bununla birlikte, meslek alanımızın daraltılmasına yönelik her türlü girişime karşı mesleki haklar ödünsüz bir şekilde savunulacaktır.

Genel Kurul’da 42.dönem içerisinde Olağanüstü Genel Kurul yapılması kararı alınmıştır. Meslek alanı ve Oda iç hukuku ile ilgili çözüm ve işlerliğe kavuşturulmayı bekleyen konularda gerekli çalışmalar yapılacaktır. Söz konusu öncelik ve çalışma ilkeleri kapsamında Genel Kurul’un organize edilmesi, nitelikli ve verimli geçmesinin sağlanması ve başarıya ulaştırılması amaçlanmaktadır.

Merkez Yönetim Kurulu olarak, yukarıda belli başlılarını belirlediğimiz Çalışma Programı öncelikleri ve Çalışma İlkelerini yaşama geçirmek amacıyla olabildiğince bütün örgüt birimlerinin görüşlerinin alınmasını ve birlikte hareket etmeyi hedeflemekteyiz..

OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL

Genel olarak dünyadaki ekonomi, üretim, teknoloji ve hizmet alanlarındaki değişim, ülkemiz için de bir dönüşüm öngörmektedir. Bu değişim süreci mimarlık alanını kapsamlı bir şekilde etkilemektedir. Bu sürece bağlı olarak mimarlık eylemi, uygulamaların niteliği, hizmet sunum biçimleri ve mimarın rolünü değiştirmektedir. Buna paralel olarak, Odanın üye profili hızla değişmektedir. Bu anlamda Mimarlar Odası’nın geleceği, bir kriz halini alan meslekleşme sürecinin geleceğine yönelik politikaların ve stratejilerin geliştirilmesine, mesleki gelişim ve örgütleme araçlarına ilişkin yaklaşımların, arayışların, yöntemlerin yeniden ele alması ve yenilenmesi gereği önemli bir gündem oluşturmaktadır.

Mimarlar Odası Olağan Genel Kurullarında, meslek alanındaki konuların değerlendirilmesi ve çözüm önerilerinin belirlenmesi; gündem yoğunluğu ve zaman yetersizliği nedeni ile gerçekleşememektedir. Bu gereksinimi karşılamak üzere 2 yılda 1 olmak üzere Teknik Kongre niteliğinde Olağanüstü Genel Kurul yapılması zorunluluğu doğmaktadır.
Bu çerçevede, 42. Dönem Olağan Genel Kurulu’nda Olağanüstü Genel Kurul yapılması karar altına alınmıştır.
Genel Kurulda Oda ve meslek alanına ilişkin konularla ilgili olarak tüm birimlerin katılımı sağlanarak hazırlıklar yapılması gerekmektedir. Tartışma ve değerlendirmeler sonucunda olgunlaşmış ve mutabakata varılan konularla ilgili olarak kararların alınması öngörülmektedir.

Bu bağlamda;
Oda uygulamalarının ve hizmetlerinin standart hale getirilmesi, her birimde aynı iş için aynı uygulamaların yapılmasının sağlanması,
Çeşitlenen mimarlık hizmetlerinin tanımlanması, bunlara ilişkin gerekli düzenleme ve şartnamelerin hazırlanarak yürürlüğe sokulması,
Sürekli Mesleki Gelişim kapsamında “Sertifikalı Eğitim Programları”nın geliştirilmesi,
Gelişim ve yenilenmeye ilişkin örgütsel düzenleme kararlarının alınması ve hazırlık çalışmaları sonucunda gündeme gelecek konularla ilgili olarak kararların alınması ve düzenlemelerin yapılması hedeflenmektedir.

DÖNEMİN ÜLKE GÜNDEMİ;

KENT, KÜLTÜR VE DEMOKRASİ ÇALIŞMASI

Mimarlık, toplumsal yaşamı biçimlendiren temel bir uğraş, sanat ve meslek olarak insanın mekansal ihtiyaçlarını karşılamaya ve yaşamına anlam katmaya devam etmektedir. Bu nedenle “kültürün bir ifadesi” olarak tanımlanır…

Böyle bir bakışla Mimarlık, yalnızca tasarım ve yapı ile ilgili süreç ve olgularla yetinmez, insana dair ne varsa mekansal bağlamda bir bütün olarak değerlendirir…

Mimarlık tarihine bu gözle baktığımızda, insanlığın bütün serüvenini mimarlık ürünleri üzerinden algılamamız olanaklıdır. O kentin (yerleşmenin) ekonomik ve toplumsal yaşamını, yönetim biçimini, yaşamsal birçok özelliğini…

Bu yüzden krizler ve umutların tarihidir de aynı zamanda. Bugün insanlık, ekonomik, toplumsal, yönetimsel ve kültürel krizlerle yeniden baş başa; tabi mimarlığın da kriziyle…

TMMOB Mimarlar Odası, 2010-11 yıllarında yapacağı dört bölgesel toplantıyla sonuçlanacak “Kent, Kültür, Demokrasi ve Mimarlık Forumu” ile, ülkemizin kendine özgü tarihselliği nedeniyle daha da derinleşen bu çok yönlü krizi, kent ve toplum örgütlenmeleri, kültür, bilim ve sanat insanları ile birlikte değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

1. SİNOP BULUŞMASI / Kuzey Ekim 2010
2. HATAY BULUŞMASI / Güney Aralık 2010
3. VAN BULUŞMASI / Doğu Mayıs 2011
4. İSTANBUL BULUŞMASI / Batı Ekim 2011

Türkiye’de kentleşme, mimarlık süreçlerini altüst eden ve toplumu kaosa sürükleyen koşullarda; Türkiye Mimarlık Politikasına, kültür politikalarına ve demokratik geleneklerin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefleyen Forum’la; kültür, sanat çevreleri ve toplumla buluşması amaçlanmaktadır…

SİYASAL KAOS VE GENEL SEÇİMLER…

Türkiye’de 29 Mart 2009 Yerel seçimlerinin genel seçimler havasında geçmesinden sonra, normal koşullarda 2011’de yapılacak olan Genel Seçimin başlangıç işareti verilmiş gibi bir ortam oluştu. Ülkemizde var olan, ivedi gündem konularının boyutları bu koşullarda giderek daha da artmaktadır.

AKP hükümeti, kendi iktidarını derinleştirmek ve her türlü tarih ve doğa değerlerini ranta dönüştürmek için her yolu denemektedir. 2011 Genel Seçimleri bu anlamda bir kırılma noktası olma niteliğindedir. “Hukuksuzluk ve rant” anlayışı tüm yaşamımıza egemen olmak istemektedir. “Akla ve yaşama” aykırı olan bu dayatma karşısında tavır alınması, “hukukun ve yaşamın” savunulması sorumluluğu vardır.

AKP Hükümetinin gündeminde; demokrasi ve hukuk konularındaki otoriterleşme, referandum, yargının yeniden düzenlenmesi, yerel yönetimlerin yetkilerini sınırlayan yasa teklifleri, özelleştirme adında kamu varlıklarının satışı, TOKİ’ye sınırsız yetkilerin verilmesi, 2B alanlarının imara açılması, dönüşüm ve yenileme kararları, 3.Boğaziçi köprüsü güzergahı ve bağlantı yollarının yapılması, duble yollar vb. konular bulunmaktadır…

Tüm bu konuların boyutları, önemi ve önceliği düşünüldüğünde yapılması gerekenlerin ne kadar kritik bir öneme sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Bu anlamda seçim sürecinin, geçen dönemde yaşanan yerel seçimlerdeki deneyimin ışığında, asıl sorunların gündeme taşındığı bir platform olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, AKP yönetimi daha da pervasız bir tutum takınacak, ülkemiz, giderek uzaklaştığı “Cumhuriyet ideallerine bağlı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olma niteliği”ni onarılamaz biçimde tamamen kaybedebilecektir.

Bu bağlamda seçimler sürecinin, Mimarlığın ve Oda’nın politik gündeminin ülke gündemiyle örtüşeceği ve birbirini karşılıklı olarak hem etkileyeceği hem de besleyeceği bir süreç olarak oldukça iyi bir biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ülke ve kent demokrasisinin geleceği için kente ve mimarlığa karşı suç işleyenlerin deşifre edilmesi, Türkiye Mimarlık Politikası çalışmalarının yerel/ulusal eylem programlarının oluşturulması bağlamında mimarlığın etkinliğinin artırılması için bir fırsat olarak algılanmalıdır. Bu nedenle; genel seçim sürecinde örgütsel koordinasyonun sağlanması, birimlerin Oda merkeziyle koordineli çalışmalar yürütmesi için “Mimarlar Odası Seçim Koordinasyonu” oluşturularak; Oda politikaları bağlamında birimlerin kendi hinterlandında bölgesel konular için sorunları ve çözüm önerilerini destekleyecek çalışmaların yürütülmesi hedeflenmektedir. Bu çalışma kapsamında Mimarlar Odası’nın kent, mimarlık, çevre, kültür ve demokrasi politikalarına ilişkin raporu oluşturularak, birimlerce hazırlanacak yerel konularla ilgili deklarasyonlarla birlikte seçim sürecinde aday olan tüm siyasi parti temsilcileri ve adaylara sunulacaktır.

Seçim sürecine gündemine yeterli ve etkin katılımı sağlamak için, çalışmalara biran önce başlamayı, bugünden seçim yatırımlarına başlayan merkezî ve yerel siyasi organların kentsel yağma sürecine katkılarını izlemeyi ve geleceğe ilişkin önerilerimizi kamuoyuna ve ilgililere sunmayı programlamaktayız. Bu amaçla planlama ve uygulama odaklı birçok değerlendirmenin yanı sıra özel gündem olarak;

  • Kamu İnşaat ve Konut Yatırımları (TOKİ…),
  • Ulaşım kararları,
  • Özel Projeler ve Kentsel Dönüşüm Projeleri; Haydarpaşa, Tarlabaşı, Ulus Meydanı vb. Konular,
  • 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti İçin Yapılan Uygulamaları,
  • Yasal düzenlemeleri
  • birimlerimizle birlikte ele almayı planlamaktayız.

TOPLUM VE MİMARLIK ÇALIŞMALARI

“Mimarlar Odası toplum hizmetinde” şiarını benimsemiş bir meslek örgütü olarak “Toplum ve Mimarlık” çalışmalarının programımızda önemli bir yeri bulunmaktadır.

42.Dönemde gerçekleştireceğimiz “Kent, Kültür ve Demokrasi Forumu” etkinliklerini “Mimarlık ve Toplum” çalışmaları olarak değerlendirmek istiyoruz. Bu amaçla tüm kesimlerle birlikte bir tartışma-değerlendirme-diyalog zemini yaratılması hedeflenmektedir.

Buna paralel olarak toplumun yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik gündemlerin “Türkiye Mimarlık Politikası” oluşum süreci ile bağını kurmayı amaçlayan çalışmalar yürütmeyi, bu içeriğe uygun temaların işlenmesini gündemimize alıyoruz. Toplumla birlikte mimarlığı nasıl tartışabiliriz, topluma yönelik ne gibi mimarlık yayınları üretebiliriz; bunları ele almayı ve üretmeyi planlıyoruz.

“Toplum ve Mimarlık” kapsamında gündemimizde bulunan belli başlı temalar şunlardır:

  • Göçün ve kent yoksulluğunun artığı günümüzde “Yoksulluk ve Mimarlık” temasının işlenmesini, bu konuda mimarların çözüm üretebilmelerini, bu konudaki sorumluluklarımızın hatırlatılması anlamında üzerinde düşünülmesini önemli buluyoruz.
  • Mimarlıkla toplum arasındaki bağın doğrudan sağlanabileceği bir odak olarak “Çocuk ve Mimarlık” temasını ele almayı ve geliştirmeyi düşünüyoruz. Her yaştaki çocukların mimarlıkla, tasarım kültürüyle tanışmasını, bunun ortamlarının yaratılmasını önemsiyoruz. Ayrıca çocukların yetersizliği belli olan mekânsal ve kentsel ihtiyaçlarının irdelenmesi bağlamında da vurgulamaların yapılması, şubelerimizin bu konuda yürüttüğü çalışmaların ortaklaşması sağlanarak konunun ülke gündemine taşınması hedeflenmektedir.
  • Doğamızın hızla tüketilerek yozlaştırılması ve tahrip edilmesi karşısında, “Çevre ve Mimarlık” temasının işlenmesini, yaşamın sürdürülmesi bağlamında politikalar belirlemeyi amaçlayan çalışmalar yürütülmesini hedefliyoruz.
  • Hızla kimliksizleşen kentsel çevrenin irdelenmesi bağlamında “Kültür ve Mimarlık” temasının ele alınması düşünülmektedir.

Bu kapsamda sürdürülecek çalışmaların, basınla ilişkilerin güçlendirilmesi, tanıtım toplantıları, topluma yönelik yayınlar, web ortamında forum ve seçimlerde gündem oluşturma gibi çalışmalarla kamuoyuna daha etkin bir biçimde sunulması düşünülmektedir.

Türkiye Mimarlık Politikası’na Doğru…

40. Genel Kurul kararları kapsamında; “Türkiye Mimarlık Politikası” metni, bir çağrı niteliğinde paylaşıma sunularak toplum gündeminde yer alması amaçlanmış, değişik temalarla “Mimarlık ve Kent Buluşmaları”nda konu geliştirilmeye çalışılmıştı. 42. Dönemde değerlendirme ve katkı sürecinin özgün koşullarda sağlanması, strateji ve etik kuralları içeren bütünlüklü bir rapora ulaşılması ve resmî düzeyde kabul görmesi için toplumsal bağlarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda mimarlık politikaları üzerine çalışmaların yürütülmesi, buluşmalar ve forum sürecinde yapılan değerlendirmelerle metnin geliştirilmesi sağlanacak; mimarlara, ilgili örgütler ve toplumsal kesimlerin sürece katılmaları için girişimler yapılacaktır. Türkiye Mimarlık Politikası’nı tartışma sürecinin sürekli gündemde tutulmasını amaçlayan bu çalışma ile Oda’nın yerel, bölgesel, ülkesel ve uluslararası bütün etkinliklerinin politika oluşturma sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

MESLEKİ DEĞİŞİM SÜRECİ VE MİMARLIĞIN GELECEĞİ

Uluslararası hizmet ticaretinin yaygınlaştığı günümüzde bu söylemle meşrulaşan “uluslararası mimarlık pazarı”nın, nüfus ve sermaye bağlantılı yapılaşma dinamikleri olan bizim gibi ülkelere ilgisi hızla artırmakta, “yıldız mimar” pazarlamacıları, arazi geliştiriciler, yerel-merkezî iktidarlar ve mali sermaye, artık “yeni mimarlık düzeni”nin profilini oluşturmaktadır. Kentsel mekânların tamamen serbest piyasa koşullarında yeniden üretilmeye başladığı bu süreç, hem planlamayı kamusal işlevinden, hem de mimarlığı, insanın iyi yaşama hakkının bir ifadesi olan felsefi kökeninden koparmakta, yalnızca bir iş alanına dönüştürmekte ve böylece; mesleğimizin, “kamusal” niteliği yara almakta, “tasarım” ve “karar” sürecindeki etkinliği azalmaktadır.

Bu süreçte hukukumuz, "Küreselleşme ve Avrupa Birliği" hukukunun etkisi altında dönüşüme zorlanmaktadır. Anayasadan başlayarak tüm mevzuatın değiştirilmeye çalışıldığı bu dönüşüm içinde mesleki mevzuat da değiştirilmektedir. Dünya ticaret Örgütü (DTÖ) ekseninde; hizmet ticaretinin serbestleşmesi için başlatılan dayatmalarla, Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS), Fikri Mülkiyet Sözleşmesi (TRIPS), Ulusal Düzenlemeler ve Yabancıların Çalışma İzinleri ile ilgili yapılan düzenlemelerle ve Avrupa Birliği (AB) ile yapılan müzakerelerde karşımıza çıkan Mesleki Yeterliliklerle ilgili yasa çalışmalarıyla bir yandan eşitsizlik zemini yaratılmakta; diğer yandan mevzuat karmaşıklaştırılmaktadır.

Ülke mimarlığı ve mimar meslektaşlarımızı olumsuz bir şekilde etkileyen bu sürece karşı mimarlığımızın ve mesleki haklarımızın korunması yönünde çalışmalar yapılarak bu süreçlere aktif müdahale edilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda küresel gelişmelere karşı mesleki güvenceyi sağlamak için mesleki uygulamalara ilişkin yasal düzenleme yetersizliklerine yanıt oluşturacak girişimlerde bulunmayı sürdüreceğiz.

Fiziksel çevre üretiminin asli unsuru olan mimarlık mesleğinin uygulama biçimlerinin, günümüz dünyasında çeşitlenerek zenginleştiği ve farklı çalışma alanlarıyla da ilişkilendiği göz önüne alındığında; mesleğin uygulanmasına ilişkin tanımların geliştirilmesi ve hukuki bir çerçeveye oturtulması gereği ortaya çıkmaktadır. Bağlantılı olarak inşaat sektörünün rasyonelleşmesi ve verimliliğin artırılması açısından yeni meslek düzenimizin sorgulamasının yapılarak sonuçlara varılması gerekmektedir. Bu anlamda yürütülecek çalışmaların geleceğe ilişkin tartışmalara ışık tutacağını düşünüyoruz.

Mimarlık Hizmet Ticareti ve Mimarlık Mesleği

42. Dönemde Oda’nın süreçte etkinliğinin güçlendirilmesine yönelik olarak çalışmaların geliştirilmesi hedeflenmektedir. Gelişmeler karşında hızlı karar üretebilecek, ülkemiz mimarlığının özgün yönünü koruyabilecek ve geliştirebilecek, farklı uzmanlıklardan katkı alabilecek bir çalışmanın organize edilmesi benimsenmektedir.

MESLEKİ UYGULAMA POLİTİKALARI VE STANDARTLARI

Mimarlık meslek uygulamalarının dönüşüm sürecine ilişkin olarak, Genel Kurul'da yapılan değerlendirmeler bağlamında, mesleki uygulama standartları ve denetim sistemimize ilişkin politikamızın ve yönetmeliklerin, üye hizmetlerinin bütününü kapsayan biçimde geliştirilmesini geleceğimiz için önemsiyor, çeşitlenen mimarlık hizmet biçimlerini içeren üye mesleki sicil sistemi konusundaki çalışmaları 42.Dönemde uygulamaya geçirmeyi hedefliyoruz. Mesleki uygulama standartları ve denetimin üye referanslarına bağlı olarak geliştirilmesi sürecinde, mimarlık hizmetlerinin kamu-toplum yararını ve kullanıcı haklarını gözeten biçimde yeniden tanımlanması ve bu açılımı geliştirecek değerlendirme ortamlarının oluşturulması gerekmektedir.

Mimarlık Hakkında Kanun Tasarısı

Bu kapsamda temel bir öneri olarak 40. Olağan Genel Kurula sunularak kabul edilen ve dönem içinde redaksiyonu yapılarak sonuçlanan Mimarlık Hakkında Kanun Tasarısı’nın, yasalaşması için eylem programı hazırlayacak ve yaşama geçirilmesi için gerekli girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte hükümetin gündeminde olan Meslek Odalarına yönelik “yasa dayatmaları” ve “oldu-bitti”lere karşı dikkatli olunması gerekmektedir. Oda yapısının güçlendirilmesi, meslektaşlar arası dayanışmanın yükseltilmesi bakımından önemli bir eşikte bulunmaktayız. Mesleki hakların geliştirilmesi hedeflenirken, bu hakların geriye götürülmesi yönündeki baskının tüm üyelerle göğüslenilmesi amaçlanmaktadır…

Mesleki Denetim Sisteminin Geliştirilmesi

“Üye Sicil Denetimi” esasını güçlendirecek bir denetim sistemi için çalışmaların yapılması gerekiyor. “Proje Denetimi” işleyişinin de bu bağlamda yeni bir çerçeveye oturtulması söz konusudur. SMGM çalışmaları “Üye Sicil Denetimi”, Oda’nın asıl işlevi olan “mesleki unvanın garantisi ve güvencesi” olma niteliğini güçlendirecek şekilde ele alınmak durumundadır. Bu nedenle, denetim sistemimizin geliştirilmeye ihtiyacı olduğu açıktır. Bu kapsamda yürütülecek çalışmaları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • “Üye Mesleki Sicil Bilgi Sistemi” konusunda ortak bir program oluşturulması ve uygulamaya geçirilmesi,
  • Mevcut Serbest Mimarlık Hizmetleri Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliğinin örgüt bütününde uygulanması konusunda yaşanan sorunların analizi, gereken değişikliklere ilişkin hazırlıkların tamamlanması,
  • Mesleki standartların geliştirilmesi kapsamında, mesleki denetim vb. uygulamaların kurallarının geliştirilmesi ve ortaklaştırılması, farklı uygulamaların ortadan kaldırılması, gerekli değişikliklerin yapılarak standartlaştırılması,
  • Bu sürece bağlı olarak Serbest Mimarlık Hizmetleri Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliğinin, tüm hizmetleri kucaklayan bir biçimde “Mimarlık Hizmetleri Yönetmeliği”ne dönüştürülmesi,
  • Mimarlık hizmetleri şartnamemizde yer alan "Mimarlık Hizmeti Tam ve Eksiksiz Verilmelidir" ilkesinin, uygulamalardaki çelişkilerden arındırılarak güçlendirilmesi,
  • Bu alana ilişkin Oda içi eğitiminin nitelikli olarak gerçekleştirilmesi ve bu eğitimlerin giderek üyelerimize yönelik sürekli mesleki gelişim programı olarak değerlendirilmesi gereksinimi vardır.
Mesleki Uygulama ve Denetim Komitesi (MUDK) Yapısının Geliştirilmesi

Sürekli değişen yasal düzenlemeleri MUDK çalışmalarımız doğrultusunda izleyerek, bu konulardaki Oda görüşlerini oluşturmayı, gerekli düzenleme önerilerini hazırlamayı hedefliyoruz. Şube temsilcilerinin ve konuyla ilgili uzmanların katılmasının amaçlandığı “MDUK Danışma Kurulu”nun işler hale getirilmesi için, hukuki ve mesleki katkı alınmasını kapsayan biçimde MUDK yapılanmasının bütününü yeniden ele alacağız. Bu kapsamda; MUDK’un genişletilmesi ve Danışma Kurullarının farklı meslek pratiği içindeki uzmanlıkları esas alması düşünülmektedir. Çeşitlenen mimarlık hizmetlerine yönelik çalışmalar dönemin özgün ve önemli çalışmalarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Ayrıca, mesleki uygulamaları doğrudan ilgilendiren konularda, MUDK çalışmaları ile bağlantı kurularak ilgili yönetmelik uygulamalarının geliştirilmesini önemsiyor; Yangın Güvenliği, Enerji Sakınımı ve Verimliliği, Herkes İçin Tasarım (Özürlüler), Kalite Güvence Sistemi alanlarında ayrı çalışma gruplarının kurulmasını, mimarlık ortamının bu konularda bilgilendirilmesini hedefliyoruz.

Mesleki Hizmet Sigortası

Uygulama denetimi açısından ülkemizdeki yapı üretim sürecini değiştirecek ve yaşam kalitesini artıracak bir düzenleme olarak önerilen “meslek sigortası”nın değişik boyutlarıyla ve etkilemeleriyle birlikte ele alınması ve değerlendirilmesi süreci devam edecektir. Konunun yapı üretim sürecinin bileşenlerince ve mimarlarca anlaşılması ve benimsenmesi, bunun sonucunda meslek sigortasının isteğe bağlı olmaktan çıkarılarak zorunlu hale getirilmesi için ilgili kesimlerle ortak çalışmalar yürütülmesi gündemimizdedir. Bu alanda meslektaşlarımızın bilgilendirilmesi ve yapılanmayla ilgili hazırlıkların tamamlanması, meslek sigortası kapsamının belirlenmesi çalışmalarının tamamlanması hedeflenmektedir.

Fikri Mülkiyet Haklarının Korunması

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında tanımlanan “Fikri Mülkiyet Hakları”na ilişkin sorunların değerlendirilmesi, bu konudaki uygulama ve yaptırımların yoruma en az yer verecek bir anlatıma kavuşturulması, konsept projelerdeki müelliflik hakkı vb. uygulama sorunlarının giderilmesi gibi konularda öneriler geliştirilecektir.

Bu bağlamda fikri hakların korunmasına yönelik güvence oluşturacak mekanizmaların oluşturulması ve sürekliliğinin sağlanması için çabalarımızı artırmaya ve kamu idarelerince yürütülen hizmet alımı ihalelerinde yaşanan çarpıklıkların üzerine gidilmesi, telif haklarının gasp edilmesine varan uygulamaların sonlandırılması konusunda mesleki ve hukuksal yaptırımlarımızı artırmaya çalışacağız.

Mesleki Yeterliliklerin Belirlenmesi ve Karşılıklı Tanınması

AB mevzuatı kapsamında yasama gündemindeki konulardan biri olan mesleki yeterliliklerle ilgili tasarılar içinde otomatik tanınmaya haiz meslekler arasında yer alan mimarlıkla ilgili düzenlemeler konusunda (mimar unvanının kullanımı), ülkemizdeki mimarlık hizmetinin güvencesini sağlayacak bir tavrı ortaya koyabilecek tek yapı olan Mimarlar Odası olarak etkin bir rol üstlenmek, bu sürecin en önemli olgularından biridir.

Yabancı Mimarların Statüleri

Yabancı mimarlık şirketlerinin ülkemizde yaygınlaşması, yerli/yabancı ortaklığı görünümü vermekle birlikte mevzuatı aşmayı amaçlayan ve yabancı tasarımcı lehine dengeleri bozan birlikteliklerin artması meslek hukukumuz açısından birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Uluslararası ilişkilerde esas olan “karşılıklılık” ilkesinin aranması mutlaka sağlanmaldır. İlke olarak yabancı mimarların ülkemizde çalışmasına karşı çıkmamamıza karşın yabancıların çalışma izinlerine ilişkin süreçte yaşanan sorunlar, bu hizmetlerin nitelik ve niceliği açısından izlenmesini gerektirmektedir.

Mimarlıkta Çevresel Etki Değerlendirme

Mimarlar Odası Mesleki Denetimde ÇED (Mimari Çevresel Etki Değerlendirmesi) Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca Oda MD/ÇED Danışma Kurulu'nun doğal üyelerinin oluşturulması ve sürekli görev yapacak temsilcilerin şubelerden istenmesi; Kurul'un, yönetmelik doğrultusunda tüm şubelerde ÇED uygulamasının yaşama geçirilmesi konusunda gereken çalışmaları yapmasını programlıyoruz. Odamızın yıllardır karşı olduğu “rant” politikalarının benzeri görülmemiş derecede artış göstermesi kaygı vericidir. Ülke kaynaklarının doğa, tarih ve kentsel değerleri yok ederek hukuk tanımaz bir şekilde tahrip edilmesi devam etmektedir. Bu eğilime karşı hukuksal mücadele ve mesleğimizi ilgilendiren konulardaki yasa çalışmalarına etkin katılım bu dönemin temel önceliğidir.

ÇED uygulamaları sürecinde önemli deneyimler ve kazanımlar elde edilmiştir. Bu deneyimler ışığında ÇED uygulama ve yönetmeliğinin geliştirilmesi gereksinimi vardır. Bu amaçla ÇED uygulamalarının ülke sathında yaygınlaştırılması ve ÇED denetiminin karşılaşılan sorunlara da açıklık getirecek bir şekilde geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapılması sağlanacaktır.

Yapı Malzeme ve Teknolojileri

Mimarlık ile yapı arasındaki tartışılmaz bağ, kaçınılmaz biçimde yapı teknolojileri ve malzeme alanına ilişkin bilgi güncellemesinin düzenli olmasını gerektirmektedir. Yapım teknolojilerinin gelişmesi ve yapı malzemelerinin çeşitlenmesi, mimarlık hizmet alanlarındaki gelişmeler mesleğin uygulama alanlarına yönelik çalışmaların öncelikli çalışma konuları olmasını zorunlu kılmaktadır. AB sürecinin ve iç gelişmelerin gerektirdiği yapı malzeme ve teknolojilerine ilişkin değişik ortamlarda yürütülen çalışmalara etkin olarak katılmanın yanı sıra, Odamız bünyesinde de gerekli araştırmaların yapılması öngörülmektedir. Bu çalışmalarının araştırma ve eğitim boyutunun SMGM kapsamında sürdürülmesi düşünülmektedir.

Yapı Üretim Süreci ve Yapı Denetimi Bütünselliği

Mimarlar yapı denetimi süreçlerinden önemli ölçüde dışlanmaya başlanmıştır. Bu anlamda 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un değiştirilmesi ve yeni düzenlemeler yapılmasının ilgili kurumlardan talep edilmesi, Oda önerilerinin geliştirilmesi ve yeni önerilerin ortaya konularak gerçekleştirilmesi için çaba gösterilecektir. Yapı Denetim sistemi ve uygulamalarına ilişkin eleştirilerimizle birlikte, ülke bütününde uygulanabilecek, yapı üretim sürecini bütünsel olarak ele alan bir düzenlemeyi geliştirmeyi ve bu konuyu çeşitli kesimlerle birlikte değerlendirmeyi hedefliyoruz.

Bununla birlikte 4708 Sayılı Yapı Denetim Sistemi’nin uygulama süreçleri değerlendirildiğinde, sistemin çöktüğü açıkça anlaşılmaktadır. 42. Dönemde sisteme yönelik çalışma yapılması ve doğru bir yapı denetim sisteminin nasıl olması gerektiğine dair belgenin oluşturularak kamu kurumları ve toplumla paylaşılması planlanmaktadır.

Mimarın Farklı Çalışma Alanları

Çeşitlenen mimarlık hizmetlerine ilişkin tanımların geliştirilmesi ve bu hizmetlerin yasal bir çerçeveye kavuşması için çabalarımızı sürdürmekteyiz. Belirlenen her yeni alanda standartların oluşturulması ve o alanla ilgili özel hukukun belirlenmesi, düzenlemelerin sağlıklı olarak yapılabilmesi, çalışma ortamının sorunsuz olarak işlemesini getirecektir:

Bilirkişilik, Hakemlik, Ekspertizlik Hizmetleri

İki dönemdir sürdürülen bilirkişilik, hakemlik, ekspertizlik alanında yapılan çalışmalar, bu dönemde de çeşitlendirilerek sürdürülecektir.Özellikle kamulaştırma bilirkişiliğinin etkin olarak yaygınlaştırılması için, Şube Yönetim Kurulları ile birlikte Adliyeler'de etkin bir çalışma hedeflenmektedir.Yargı cephesinde mimarın ve mimarlığın yeterince tanıtılabilmesi için kitap-broşür-afiş çalışması yapılarak, mimarlık dışındaki dergilerde yazılar yapılması hedeflenmiştir.Bilirkişiliğin çeşitlendirilerek kamulaştırma dışında yer alan bilirkişi konularının eğitimlerinin çoğaltılması ve mimarların bilirkişilik alanına ilgisinin artırılması sağlanmaya çalışılacaktır.

Bilirkişilik alanının disipline edilmesi ve odaların etkinliğinin artırılması için diğer meslek odaları ile ortak toplantılar ve paneller yapılacak; konunun önemini kavratmak için ilgili bakanlık ve kamu kuruluşları ile ortak çalışma yapılması hedeflenmektedir. Mimarlar odasının öncülüğünde gerçekleştirilen Bilirkişi Sempozyumunun 2’ncisinin 2010 yılı sonunda yapılması için çalışmaler başlatılacaktır.

Emlak piyasasının sermaye piyasasıyla bütünleşmesini amaçlayan "mortgage" sistemine ilişkin yasal düzenlemeler, yetkilendirilmiş değerleme uzmanlığını gündemimize getirmiştir.Özellikle Değerleme Uzmanları Birliğinin kurularak kurucu genel kurulunun yapılmasının ardından kurumsallaşan ve önemi hızla artan bu alanda mimarların yeterince temsil edilmesi için, ciddi bir iş alanı haline gelen bu alandan meslektaşlarımızın yararlanması için etkin çalışma yapılması hedeflenmiştir.

Adalet Bakanlığı, SPK ve üniversitelerle ortak çalışmalar yapılarak; bu hizmetlerin Oda tarafından verilen eğitimlerle izlenir hale getirilmesi; konuyla ilgili yürürlükteki ve olası yasal düzenlemelere müdahale edilmesi ya da yeni düzenlemeler önerilmesi hedeflenmektedir

Proje Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri

Henüz genel bir mevzuata tabi olmayan bu kategorideki hizmetler giderek genel hizmetlerden ayrışmakta ve özel bir statü oluşturmaktadır. Bu kapsamdaki hizmetlerin sistemleştirilmesi ve belli uygulama standartlarının ve zorunlulukların ortaya konulması geleceğimiz açısından önemlidir.

İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Hizmetleri

2004 Bilbao Deklarasyonu bağlamında uluslararası alanda geçerli olan güvenli çalışma koşullarının, henüz bu konuda yeterli düzenleme yapmamış ülkelerde de geçerli olabilmesinin sağlanmasını, öncelikle kamu inşaatlarında bu konuda örnek uygulamalar yapılmasını önemsiyoruz.

Şantiye Şefliği Hizmetleri

Denetim ve yönetim sisteminin tamamlayıcısı olan inşaat uygulamaları kapsamındaki bu hizmetlerin de yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kapsamda Şantiye Şefliği sertifika programının hazırlanarak yürürlüğe sokulması çalışmaları yapılacaktır. Mimar Şantiye Şefi olma zorunluluğunun sağlanması için Bayındırlık Bakanlığı ile işbirliği yapılacaktır…

MESLEKİ YARIŞMALAR VE ÖDÜLLER

Son yıllarda değişik ölçek ve niteliklerde açılan yarışmaların açılış biçimleri ve sonuçlarının eleştirildiği izlenmekte; nitelik, jüri değerlendirme ve ödüllendirme mantığı açısından yapılan bu tartışmalar, Mimarlar Odası'nın yarışmalarla ilgili politikasının netleştirilmesini ve yenilenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda yarışma jüri üyeleri belirlenme kriterlerinin geliştirilerek Oda görüşünün oluşturulması, kamu ve özel sektör için üretilecek projelerin yarışma ile elde edilmesi konusunda çalışma yapılması, proje elde yöntemi olarak yarışmaların yaygınlaştırılması, yarışmalarda uygulama kararı alınan projelerin uygulanmasının sağlanması, yarışmaların ulusal düzeyde ve bölgesel ölçeklerde desteklenmesi ve yaygınlaşması için görüş ve öneriler üretilmesi başlıca konulardır.

Bu çerçevede, yarışmaların mimarlık gündemi ve öncelikleri arasında yer alması için özendirici çalışmalar yapılması planlanmaktadır. Örgütsel, akademik ve yarışma katılımcısı olan mimarlardan oluşacak “Yarışmalar Danışma Kurulu” modelinin bu dönem hayata geçirilerek “Yarışmalar Sempozyumu”nu sürdürmek ve kurumsallaştırmak hedeflenmektedir.

Ulusal Mimarlık Ödülleri

Türkiye Mimarlık ortamının en önemli buluşma noktasını oluşturan Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri her geçen dönem niteliksel ve niceliksel olarak daha da gelişerek sürdürülmektedir. Dönem içinde yapacağımız kampanyalarla tanıtım ve değerlendirme çalışmaları sürdürülecektir. Bu kapsamda Ulusal Mimarlık Ödülleri Seçici Kurul oluşumu için çalışmalar bugünden başlatılarak değerlendirmeye sunulacaktır

Bu dönem yapılacak “Zeki Sayar Anma Programı” dışında ayrıca Sinan ödülü kazanan mimarlarla ilgili etkinliklerin de yapılması programlanmaktadır.

Oda Mekânları

Mimarlar Odası geçen çalışma dönemlerinde önemli miktarda mekânı kendi mülkü haline getirmiştir. Kimi mekânlar ise kiralama ve tahsis yoluyla kullanılmaktadır. Bu dönemde de yeni mekan elde etme talepleri sözkonusudur.

Gelinen aşamada, mekân edinme, var olan mekânların kullanımı ve bakımı konularında Oda içi mevzuatın oluşturulması ve sürecin örgütlenmesi için çalışma yapmak üzere sürekli bir merkez birimi oluşturulması gerekmektedir.

Mali Yapılanma

Küresel ölçekte, son yıllarda yaşanmakta olan ve giderek daha da artan ölçüde etkisi hissedilen sürekli bir ekonomik kriz yaşanmaktadır. Ekonomisi devamlı bir şekilde mali kriz içersinde debelenen ülkemizde durum ise daha da vahim bir tablo oluşturmaktadır.

Üretimin durma noktasına gelmesi, yapı sektöründeki yaşanan daralma, işsizlik, gelirlerin azalması vb. sorunlar tüm kesimleri derinden etkilemektedir. Bunun sonucunda; kimi işyerleri kapılarına kilit vurmakta, milyonlarca işsiz ordusuna yeni işsizler katılmakta, kurum ve kuruluşlar bu şartlarda varlıklarını sürdürmekte zorlanmakta veya sürdürememektedirler.

Ülkemizde yaşanan ekonomik krizden Mimarlar Odası ve üyelerimiz de doğrudan etkilenmektedirler.

Oda’nın gelirlerinde ciddi bir azalma gözlenirken, giderlerinde sürekli bir artış bulunmaktadır. Oda’nın etkinliği ve eylemliliğinden ödün vermeden sürdürülebilmesi ve kaynakların doğru kullanımı için kimi mali yapısal düzenlemelerin yapılması zorunluluğu vardır.

Ayrıca, mimar meslektaşlarımızın ekonomik yaşamlarında karşılaştıkları sorunlar karşısında destekleyici tedbirlerin alınması kapsamında; insan kaynakları, yeni iş alanları, mimarlık alanlarında mimarın olma zorunluluğunun getirilmesi, kurucusu olduğumuz Mimarlık Vakfı (MİV) aracılığı ile sosyal güvence verilmesi, mimarlık öğrencilerine burs sağlanması gibi çalışmaların yapılması hedeflenmektedir.

MİMARLIK VE HUKUK

Anayasa’dan başlayarak tüm hukuk sistemimizin dönüştürüldüğü bugünlerde, yalnızca meslek hukukumuzu değil sistem değişikliğinin de değerlendirilmesi gerekir. Mimarlık üretiminin, doğrudan ya da dolaylı olarak, insan, kentli ve kullanıcı haklarıyla bağı olduğu için, dayatılmaya çalışılan neo-liberal hukukun “kamu yararı” kavramını zedeleyerek oluşturduğu toplumsal sorunlar ve örgütlenmeyi niteliksizleştirme gayretleriyle de değişen “kamu yönetimi anlayışı” bir sistem tartışmasını beraberinde getirmektedir. Bu düşünsel özün mesleki mevzuata yansıma biçimleri bütünlüklü olarak ele alınmadan yapılacak değerlendirmeler, geleceğe ilişkin önemli açılımlar içermeyecektir. Bu anlamda konuyu bütünsel olarak değerlendirecek “Politik Değerlendirme Platformları” oluşturmalı ve/ya içinde yer almalıyız.
Bir yandan günümüz ihtiyaçları karşısında yetersiz kalan hukukumuz, diğer yandan uluslararası taahhütler gereği "Küreselleşme ve Avrupa Birliği" hukukuna uyum sürecimiz; giderek artan biçimde ülkemiz hukuk alanının yeniden yapılanmasını gerektirmektedir. Bu nedenle hukuk konuları, giderek Odamızın gündeminde çok daha ağırlıklı olarak yer almaya başlamış ve bu konuya ilişkin yapılarımızın kurumsallaşması gerekliliğini gündeme getirmiştir.

Mimarlar Odası Hukuk Bürosu Oluşumu ve Kurumsallaşma

Bu bağlamda Oda gündemindeki konularla ilgili uzman hukukçuların danışmanlığında, uzmanlaşmış avukatlardan oluşan bir Hukuk Bürosu oluşturulması planlanmıştır.

Bu kapsamda;
  • Merkezî düzeyde ve şubelerimizce yürütülen davalarımızın (kentsel, mesleki, örgütsel…) koordineli bir biçimde izlenmesinin sağlanması,
  • Uluslararası hukuki düzenlemelerin gerektirmesinin yanı sıra, ülkemiz gereksinmelerinin çağdaş düzenlemelerle karşılanması için, giderek artan yoğunlukta gündemimize gelen, değiştirilen ve yenilenen mevzuatın, hazırlık aşamasında, yasama sürecinde ve sonrasında, önem derecesi belirlenerek izlenmesi, değerlendirilmesi, gerekiyorsa müdahale edilmesinin sağlanması,
  • Mevcut gündemi izlemenin yanı sıra yeni gündemlerin oluşturulması için, başta Kamu İhale Kanunu olmak üzere mesleki mevzuatımızla ilgili gerekli hukuksal düzenleme önerilerinin geliştirilmesi amacıyla, hukuksal araştırmaları da içeren ayrı bir çalışma ortamının oluşturulması hedeflenmektedir.
  • Diğer disiplinlerden uzmanlarla da desteklenebilecek bu etkinliklerin, mevcut "Belgeler" ve yayınlanması planlanan mimarlıkta hukukla ilgili süreli yayınlarla ilişkisinin kurulması, WEB Sayfası oluşturulması ve diğer hukuk sayfalarına linkler verilmesi, "Meslekler Hukuku ve Mimarlık" başlığıyla etkinlikler yapılması düşünülmektedir.
  • Oda hukukçuları ve mevzuat konusunda uzmanlaşmış mimarların katılımıyla oluşturulacak “Yasa-Yönetmelik İzleme-Geliştirme Çalışma Grubu” ve paralel olarak, kamuoyu ve mimarların gündemindeki konularla ilgili olarak “Hukuk Danışma Servisi” oluşturulması da gündemimizdedir.
Kurumlar Arası Ortak Hukuksal İletişim Çalışmaları

Özellikle ulusal, bölgesel, kentsel sorunlar ve imar uygulamaları bağlamında gerek TMMOB ve İKK’lar düzeyinde gerçekleşen ortak hukuk süreçlerinin, gerekse değişik STK ve kentlilerle ortak olarak yapılan hukuk davalarının merkezî bir koordinasyona ihtiyacı bulunmaktadır. Hem dava süreçlerinde örgütsel potansiyellerin paylaşımını, hem de biriken konuların sitemleştirilmesini sağlayacak bu koordinasyon için öncelikle bu gibi konularda iletişimin güçlendirilmesi gerekmektedir. Giderek Ortak Hukuk Servisi’nin oluşumuna yönelmesi olası olan bu konuda değişik kurumlar ile yapılan ön görüşmelerle ortak çalışma süreci başlatılmıştır.

Oda İç Mevzuatına İlişkin Düzenlemeler

Genel Kurulda ele alınması kararlaştırılan konularla ilgili çalışma yapılması; “Ana Yönetmelik”, Örgütsel Yenilenme”, “İşyeri Temsilciliği (İTEK) Yönetmeliği,” “Mesleki Davranış Kuralları Yönetmeliği”, “Mali İşler Yönetmeliği”ne ilişkin çalışmalar yapılması ve Oda yönetmeliklerinin de 2011 yılında gerçekleştirilmesi planlanan Olağanüstü Genel Kurul’da görüşülmesi için hazırlıkların yapılması planlanmaktadır..

ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Uluslararası düzlemde 42. Dönemdeki ana gündemimiz olan küresel hizmet ticareti bağlamında giderek ortaklık kazanan sorunları, uluslararası mimarlık kuruluşları ile birlikte, inceleme ve değerlendirme mekanizmaları oluşturulması için çaba göstermemiz gerekmektedir. Odamızın üyesi olduğu uluslararası meslek kuruluşlarının çalışmalarında katılımcı ve yönlendirici bir politika izlemesi, meslek alanımıza ilişkin düzenlemelerde etkin rol üstlenmesi, uluslararası çalışmalarımızda esas alınacaktır.

Kuşkusuz uluslararası mesleki örgütlenmeler, içinde bulunduğumuz küreselleşme sürecinde değişik etkilenmeleri yaşamakta ve bu etkilenmeler içinde çelişkileri de artırmaktadır. Bu sorgulama bağlamındaki deneyimlerimizi ve ülke mimarlığını 2011 Tokyo sürecine taşımak istiyoruz. Bu etkileşim içinde “mimarların uluslararası dayanışmasını” güçlendiren ortak platformların oluşturulmasını, ülkemiz mimarlığının taleplerinin ve özgün niteliğinin uluslararası alana taşınması ve kurumsallaşmasını hedeflemekteyiz.

Bu çerçevede UIA ile ilişkilerin geliştirilmesi önemsenmektedir. Dönem boyunca Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) çalışmalarının ana eksenini UIA 2011 Tokyo Kongresi süreci oluşturacaktır. UIA 2005 İstanbul Kongresi sonrasındaki etkin rolümüz ve UIA Konsey Üyeliği görevimiz gereği, Tokyo Kongre ve Genel Kurulu’na aktif katılımımız beklenmektedir. Geçmiş dönemde başlayan, UIA 2. Bölge adına yürüttüğümüz UIA SMG Programı ve UIA Çocuk ve Mimarlık Çalışma Programı üyeliklerimiz sürdürülecektir. UIA’nın Eğitim Komisyonu’nun Eğitim Şartı’nı güncelleme çalışmalarını ve UIA Akreditasyon Sistemi’ndeki gelişmeleri yakından izleyeceğiz.

UIA 2. Bölge’deki aktif rolümüzü ve bölgemizin kendine özgü özelliklerini uluslararası mimarlık ortamına yansıtmayı sürdüreceğiz. Pek çok gerilim ve çatışmalara sahne olan bölge coğrafyasında öncü rol oynayan bir mimarlık meslek örgütü olarak, mimarların bölgesel dayanışmasını ön plana çıkarmak, bölge barışına katkıda bulunmak, bölgedeki kültürel çeşitliliği ve ortak mirası vurgulamak görevimizdir.

Üyesi bulunduğumuz Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) AB düzenlemelerine mesleki perspektiften bakmakta ve bu düzenlemeleri mimarlık mesleğinin kendine özgü özellikleri ve toplumsal yönüyle değerlendirerek sorgulamaktadır. ACE içinde temin ettiğimiz güçlü pozisyon ve en fazla oy sahibi olan ülkelerden biri olmamız, bu sorgulayıcı süreçte aktif rol alabilmemizi olanaklı kılmaktadır. Dönem boyunca bu güçlü pozisyonumuzu korumayı, AB’de meslek ortamımızı ilgilendiren düzenlemelerin sorgulanmasında ve yönlendirilmesinde etkin bir rol almayı ve ACE kapsamında bölgemizdeki ülkelerle dayanışma içinde olmayı hedefliyoruz. Ülkemizde mimarlık eğitiminin süresi, biçimi ve mesleki yeterliliklerin tanınması konusundaki yasal düzenleme çalışmaları AB uyum süreçlerine paralel olarak yürümektedir. Bu anlamda, bu konuların ele alındığı ACE Eğitim Çalışma Grubu’na katılımı sürdüreceğiz.

Üyesi bulunduğumuz Avrupa Mimarlık Politikaları Forumu (EFAP) toplantılarına katılım, Avrupa ülkelerinde hükümetlerin, meslek örgütlerinin ve mimarlık konusundaki diğer kuruluşların ulusal mimarlık politikaları oluşturulması konusunda yaptıkları çalışmalar konusunda kapsamlı bir bilgi ve deneyim paylaşımı ortamı yaratmaktadır. EFAP süreçlerine katılımın ülkemizde daha nitelikli bir mimarlık ve toplumda mimarlık bilincinin artırılması konularında yaptığımız ve yapacağımız çalışmalara önemli girdiler sağladığı ve kendi deneyimlerimizi paylaşmamız için de bir platform oluşturduğu düşüncesindeyiz. Bu kapsamda AB Dönem Başkanlıkları’nın evsahipliği yaptığı konferans ve çalışma toplantılarına katılımı sürdüreceğiz.

Sekreteryasını yürüttüğümüz Karadeniz Bölgesi Mimarlar Forumu (FABSR) kapsamda Romanya Dönem Başkanlığı kapsamındaki etkinliklere destek verilmesi, FABSR web sayfasının düzenli olarak güncellenmesi, bölgede mimarlık, kent ve çevremizi ilgilendiren konularda bilgi akışı ve görüş oluşturma süreçlerinin yürütülmesi ve Karadeniz şubelerimizin sürecin içinde yer almalarının sağlanması öncelikli konulardır.

Akdeniz Bölgesi Mimarlar Birliği (UMAR) çalışmaları bu dönem, Genel Merkez düzeyinde, Akdeniz bölgesindeki şubelerimizin katkılarıyla sürdürülecektir.

Yakın bir dönemde üye olarak katılmaya başladığımız Europa Nostra çalışmaları, en son İstanbul’un evsahipliği yaptığı Europa Nostra Konferansı ve Genel Kurulu’na katılımımızın ardından yeni bir boyuta ulaşmaktadır. Kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesi konusunda ülkemizde yaşanan süreçlerin Europa Nostra’ya yansıtılması ve ortak girişimlerde bulunulması planlanmaktadır.

Ayrıca, tarihsel çevrenin korunması ve geliştirilmesi alanında çalışan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS), Avrupa Tarihî Kentler Birliği, Avrupa Yapı Teknolojileri Platformu vb. hükümet dışı örgütler ve onların ülkemizdeki temsilci kuruluşlarıyla gerekli ilişkiler kurulacak, var olan ilişkilerimiz güçlendirilecektir.
Geçen dönemlerde Azerbaycan, Bulgaristan, Makedonya, Suriye, KKTC, Ermenistan ve İtalya-Roma ile protokol yapılarak başlatılan ikili ilişkilerin eylem planlarıyla desteklenerek geliştirilmesi hedeflenecektir. Bu konuda, özellikle Suriye ile gerçekleştirilen karşılıklı sergi, yayın paylaşımı ve ortak etkinlikler örnek oluşturmaktadır. İkili ilişkilerde özellikle bölge ülkeleri ile mesleki ve kültürel paylaşımın artırılması ve dayanışma ortamı yaratılması öncelikli olarak ele alınacaktır.

YAYIN-SERGİ-BASIN- BİLİŞİM-İLETİŞİM

Yayın Komitemiz bu dönemde de Oda’nın ve mesleğimizin gündemindeki konuları ele almayı ve değerlendirmeyi sürdürecektir. Odamızın değişik alanlarda sürdürdüğü etkinliklerin yayına dönüştürülerek kalıcılaştırılmasını kurumsal çalışmanın hafızasına katkı anlamında önemli bir çalışma olarak görüyoruz. Mimarlık dergisi ülkemizin en yüksek tirajlı dergisidir ve pek çok üyemizin en önemli bilgi ve iletişim kaynağıdır. Bu dönem içerisinde derginin sürekli yayınının, içeriğinin zenginleştirilmesiyle birlikte devam ettirilmesi hedeflenmektedir. Yayın Komitemiz gerek dosya kapsamında gerekse de derginin yeni bölümlerine pek çok meslektaşımızın katkısının derlenmesinde önemli bir birikim sağlamıştır. Bu dönem içerisinde Yayın Komitesi çalışmalarına katkı amacıyla tematik toplantılar düzenleyerek meslektaşlarımızın önerilerinin alınması platformlarının oluşturulması hedeflenmektedir.

Odamızın 42. Dönemde önemli bir çalışma aksı olarak belirlemiş olduğu Kent, Kültür ve Demokrasi alanında Yayın Komitesine önemli görevler düşeceği açıktır. Geçmiş dönemlerde yayınlanan günlük gazete eklerinin yayınlanması, değişik yaş gruplarına yönelik mimarlıkla ilgili yayınların hazırlanması ve dağıtılması, mimarlıkla ilgili olarak topluma yönelik farklı yayın önerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Basınla ilişkiler ve elektronik yayıncılığın toplum ve mimar ilişkilerinin geliştirilmesi kapsamında da değerlendirilmesini mümkün ve gerekli görüyoruz.
Yayın Komitemiz bu dönemde de Oda’nın ve mesleğimizin gündemindeki konuları ele almayı ve değerlendirmeyi sürdürecektir. Odamızın değişik alanlarda sürdürdüğü etkinliklerin yayına dönüştürülerek kalıcılaştırılmasını kurumsal çalışmanın hafızasına katkı anlamında önemli bir çalışma olarak görüyoruz.

MİMARLIK Dergisi

Dergi, ülkemizin en yüksek tirajlı dergisidir ve pek çok üyemizin en önemli bilgi ve iletişim kaynağıdır. Bu dönem içerisinde derginin sürekli yayınının, içeriğinin zenginleştirilmesiyle birlikte devam ettirilmesi hedeflenmektedir. Yayın Komitemiz gerek dosya kapsamında gerekse de derginin yeni bölümlerine pek çok meslektaşımızın katkısının derlenmesinde önemli bir birikim sağlamıştır. Derginin önemli dört uluslararası veritabanı tarafından taranmaya başlaması, gerek mimarlık akademyası gerekse derginin uluslararası katkılara açık olması ve bilinirliğinin artması açısından önemlidir. Bu dönem süreci başlatılan fakat henüz dahil olunmayan veritabanlarına da katılımın sağlanması hedeflenmektedir. Bu dönem de, derginin bu veritabanları tarafından taranabilmesi için niteliğinin aynı tutulmasına çaba gösterilmesi gerekmektedir. Derginin uluslararası tanınırlığı kapsamında, her yıl sonunda İngilizce olarak derginin o yıl yayımlanan makaleleri arasında bir seçim yapılarak bir dergi yayımlanması düşünülmektedir. Bu dergi, Oda’nın ilişkili olduğu yurtdışı kurumlara gönderilecek ve uluslararası görüşmelerde dağıtılacaktır. Böylelikle, Türkiye mimarlığı hakkında yabancı dilde nitelikli bir yayın çıkarılmış olacaktır.

Dergide makale ve inceleme-araştırma yazılarının yanı sıra, yapı ve proje değerlendirmeleri ile mimarlık eleştirisi yazıları ve Cumhuriyet dönemi mimarlığına, ‘toplum ve mimarlık’ ilişkisini ortaya koyan konulara, ‘çevre duyarlılığı ve mimarlık ilişkisi ve tartışmalarına’ yönelik yazılara süreklilikle ve ağırlıkla yer verilmesi düşünülmektedir. Derginin akademik ağırlığının azaltılarak, farklı alanlarda çalışan mimarların (mimarlık pratiği, kamuda çalışan mimarlar vb.) ilgi alanlarına daha fazla seslenir hale getirilmesi düşünülmektedir.

Diğer Süreli Yayınlar

Oda politikalarını, yasal alandaki gelişmeleri tartıştığımız, meslek ortamındaki haberleri paylaştığımız Mimarlık Haberler bülteninin web ortamındaki bilgilere referans verilerek iki ayda bir yayımlanmasına devam edilecektir. E-bülten olarak daha sık aralıklarla duyurduğumuz pek çok konunun basılı olarak meslektaşlarımızın önüne gelmesini, Mimarlık Haberler bülteninin böylesi bir iletişim organı olmasını önemsiyoruz. Genel Merkezimiz dışında şubelerimiz de oldukça üretken yayın çalışmaları yapmaktadırlar. Oda yayınları konusunda şubelerimizle ortak toplantılar düzenlenmesi ve bu yolla görüş alışverişinde bulunulmasının yararlı olacağını düşünüyoruz.

Belgeler uluslararası bilgi föyü ile Avrupa Birliği ve küreselleşme sürecinde meslek ortamımızı etkileyen değişikliklerin, hazırlanan uluslararası belgelerin ve yönetmeliklerin dilimize çevrilmesine ve ilgilenenlere dağıtılmasına devam edilecektir. Belgeler bültenimiz tüm meslektaşlarımız ve ilgili kuruluşlar için önemli bir başvuru kaynağı olmaktadır.

Süresiz Yayınlar

Geçtiğimiz dönem içerisinde Oda’nın gündeme aldığı ve gerçekleştirdiği yeni bir çalışma alanı olan Anma Programı kapsamında bu dönem içerisinde Zeki Sayar’ın değişik etkinliklerle ve yayınlarla anılması gündemimizde olacaktır. Mimarlığa Emek Verenler Dizisi programına alınan isimlerle ilgili çalışmalar bu dönemde de gündemimizde olacaktır. Sinan Ödüllü Mimarlar Programı kapsamında geçen dönem XI./2008 Ulusal Mimarlık Ödülleri “Sinan Ödülü” sahibi Ziya Tanalı için bir sergi, panel ve kitap ile biçimlendirilen programın, XII./2010 Ulusal Mimarlık Ödülleri “Sinan Ödülü” sahibi Mehmet Konuralp için de düzenlenmesi hedeflenmiştir.

Web Yayıncılığı

Geçtiğimiz dönemde de gündemimizde olan, web sitesinin ve elektronik haberleşme sistemimizin etkinleştirilmesi; kütüphane, arşiv ve dokümantasyon merkezimizin, kurumlaşmamızın gelişmesine paralel olarak güncellenmesi ve sistemleştirilmesi; belgesel film çalışmalarının sürdürülmesi; Oda politikasının üyelerimize ve Türkiye'ye aktarılması konusunda etkin bir çalışma yürütülmesi bu dönemde de hedeflerimiz arasındadır.

Oda Tarihi Belgeleme Çalışmaları

Oda tarihinin derlenmesi, geçmiş çalışmalarının gelecek kuşaklara uygun şekillerde aktarılması çalışmasının sürekliliğini sağlayacak bir yapılanma oluşturulması, bu kapsamda değişik şubelerimizde yapılan sözlü tarih çalışmalarının desteklenmesi ve yayın programına alınması gündemimizdedir.

Basınla İlişkiler

Basınla ilişkilerimize kurumsal bir nitelik kazandırmak için, sistemli olarak çalışma yürütecek, 40. Dönemde başlatılan medya takip çalışmasının boyutlanmasını ve tanıtım kampanyalarını yürütecek bir Basın Merkezi oluşturmayı, bağlantılı olarak web ortamında değişik haberleşme (radyo-TV-gazete) araçlarının geliştirilmesi ve giderek sistemleştirilmesini hedeflemekteyiz. Mimarlar Odası’nın görüş ve değerlendirmelerini toplumla paylaşabilmesi ve toplum tarafından meslek dili dışında ve farklı yayın kanalları aracılığıyla daha etkin biçimde toplumla ilişki kurulabilmesi yönünde çalışmalar yapılacaktır.

Bilişim Çalışmaları

E-oda projesinin altyapısı geçen dönem tamamlanmış, Oda bütününe yaygınlaştırılmıştır. Bu kapsamda Oda web sayfasının günlük güncellenme çalışmalarının mimarlık ortamının haber ağı olacak şekilde geliştirilmesi; şubelere web hizmeti verilmesine devam edilmesi; üyelerimize sunulan ücretsiz mail adres hizmetinin yaygınlaştırılması; Oda Programı (MOP) çerçevesinde tüm şubelerde ve kurulum yapılan temsilciliklerde merkezî güncelleme sisteminin düzenli olarak sürdürülmesi; e-bülten çalışmalarına teknik desteğin verilmesi; dijital arşiv dokümantasyon merkezinin kurulması, üyelerimizin mesleki referans kayıtlarının sayısal ortamda tutulması ve geçen dönem kurulan kalıcı mesleki sicil veritabanının ihtiyaçlar doğrultusunda kullanıma açılması hedeflenmektedir. Oda Programında alt bilgi sisteminin geliştirilmesi ve web sayfasının aktifleştirilmesi konuları 42. Dönemin gündemini oluşturmaktadır.

MİMARLIK VE EĞİTİM

Mimarlık eğitiminin süresi, niteliği, eğitim sonrası belgeleme sisteminin kurulmasını içeren pek çok düzenleme süreç içerisinde gündemimize gelmiş, çözüm önerileri tartışılmış, yer yer karar alınarak uygulamaya başlanmıştır. Bu süreç içerisinde mimarlık okullarıyla ve mimarlık eğitmenleriyle birlikte verimli çalışmalar yürütülmüş, birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesiyle pek çok sorunda ortak çalışma platformlarının oluşturulması sağlanmıştır. Bu dönem içerisinde Mimarlık ve Eğitim Kurultaylarının devamı olarak altıncısı yapılacak, Mimarlık Fakültesi dekanlarının oluşturduğu MİDEKON’la ve Mimarlık Okulları Bölüm Başkanları İletişim Grubu MOBBİG’le ve Mimarlık Eğitimcileri Derneği MimED’le farklı düzlemlerde ortak çalışmalar yürütülmesi hedeflenecektir.

Bu dönemde, döneme özgü sorunlar olarak;
  • Mimarlık hizmetlerinin çeşitlenmesine bağlı olarak, hizmet alanlarının ele alınması, tanımlanması ve hizmet kurallarının belirlenmesi,
  • Eğitim alanının ve ortamının niteliği ile ilgili konuların gündeme alınarak; otoriter eğitim ortamı yerine bilimsel-demokratik eğitim ortamının sağlanması, öğretim kadrolarının özlük hakları ve öğrencilerin özgür bir ortamda nitelikli ve parasız eğitim almalarının sağlanması,
Konularının değerlendirilmesi önemsenmektedir.

2006 yılında Genel Kurulumuzda yönetmeliği kabul edilerek çalışmalarına başlayan Mimarlık Akreditasyon Kurulu (MİAK) bu dönemde kurumlaşma çalışmalarını sürdürecektir. MOBBİG’le birlikte oluşturduğumuz bu kurulun uluslararası alanda tanınırlığının sağlanmasını, mesleki yeterliliklerin belirlenmesi ve karşılıklı tanınması kapsamında yürütülen çalışmalarda önemli olduğunu düşünüyoruz.

Ülkemizdeki mimarlık eğitiminin sorunlarını, getirilen düzenlemeleri başta YÖK olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte değerlendirecek, görüşlerimizi mimarlık eğitimcileriyle birlikte iletmeye ve benimsetmeye gayret göstereceğiz. Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) ve Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) platformlarında sürdürülen mimarlık eğitiminin uluslararası standartları kapsamındaki çalışmaların izlenmesi, çalışmalara katkı yapılması ve sonuçlarının ülkemizde değerlendirilmesi bu dönem içinde de gündemimizde olacaktır.

Mesleğe Kabul Kurulu

YÖK’ün diplomalara unvan yazmamasından sonra daha da acil hale gelen Mesleğe Kabul Kurulu mesleğimizin yapılanması kapsamında önemsediğimiz bir konu olarak önümüzde durmaktadır. Böyle bir yapılanmaya gereksinim duyulmasının nedenleri Mimarlık ve Eğitim Kurultayları kapsamında ele alınarak değerlendirilmiş ve irdelenmiştir. Dünyanın çok farklı yörelerindeki mimarlık okullarından gelen çok değişik diplomalarla ve farklı eğitim düzeyleriyle karşılaşılması ve bunlar hakkında karar verilmesi sürecinde yaşanan sıkıntılar böyle bir kuruma olan ihtiyacı göstermektedir. Mesleki Yeterliliklerin Belirlenmesi ve Karşılıklı Tanınması kapsamında yürütülen çalışmalar sırasında da gündeme gelen ve Mimarlık Hakkında Kanun Tasarısı olarak Odamızda benimsenen metinde yer alan meslek pratiği zorunluluğu önümüzdeki dönemde üzerinde durmamız gereken konulardandır. Aranan meslek pratiğinin süresi ve niteliği üzerinde bu kurulun çalışma yürütmesi planlanmaktadır. Mimarlar Odası’na kaydolacak mimar adaylarının, aranan yeterlilikleri sağlamaları ve sonrasında kendilerine unvan verilmesi Mesleğe Kabul Kurulu’nun görevi olacaktır. Bu kurulun mevcut yasal çerçeve içerisinde danışma organı olarak kurgulanması, bileşiminin oluşturulması ve giderek kurumlaşması hedeflenecektir.

Mimarlık ve Eğitim Kurultayı - 6

Mimarlık ve eğitim sorunlarını ortak bir platformda tartışmak, üniversitelerle beraber hem mimarlık eğitimini, hem mimarlık meslek pratiğini ve mimarlık meslek pratiğinin eğitimden kaynaklanan sorunlarını irdelemek, Kurultaylar ortamında mümkün olabilmiş ve bu konuda olumlu sonuçlar oluşturulabilmiştir. Mimarlık ve Eğitim Kurultayının beşincisini, mimarlık okullarımızla birlikte 2011 yılında İzmir’de gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Mimarlık ve Eğitim Kurultaylarının Mimarlık Lisans ve Lisansüstü eğitimi, Mimarlık Eğitiminde Akreditasyon, Mimarlık Eğitiminde Staj, Meslek Pratiği ve Mesleğe Kabul, Sürekli Mesleki Gelişim, AB ve GATS Sürecinde Meslek Pratiği gibi devamlı çalışma gruplarının yanı sıra, bu dönem içerisinde ele alınmasını önereceğimiz Toplum ve Mimarlık, Mimarlık Hizmetlerinde Kalite, Farklı Tasarım Gruplarıyla İlişkiler, Çeşitlenen Mimarlık Hizmetleri, Kamuda Mimarlık Hizmetleri (İTEK), İnşaatlarda İş Sağlığı ve Güvenliği gibi temalar da olacaktır. Kurultayda ayrıca Öğrenci Forumu da düzenlenecek ve mimarlık öğrencilerinin mesleğimizin önemli konularında bilgilenmelerinin sağlanması ve katkılarının, eleştirilerinin alınması sağlanacaktır.

Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi (SMGM)

Sürekli Mesleki Gelişim çalışmaları, Oda’nın yeni süreçlerle bağını kurmasında, üyelerin mesleki deneyim ve bilgilerinin güncellenmesiende ve desteklenmesinde önemli bir rol oynaması bakımından önemsenmektedir.

Bu dönem içerisinde de çalışmaların sürmesi ve SMGM’nin kurumlaşmasının pekiştirilmesi hedeflenmektedir. Geçtiğimiz dönemdeki çalışmaların, gerek SMGM’nin gerekse şubelerdeki birikimin değerlendirilmesi ve irdelenmesi bu dönemin hedefleri arasındadır. Dönem içerisinde yapılması planlanan Olağanüstü Genel Kurula kadar geçen süre içerisinde Danışma Kurulu ve Merkez Yönetim Kurulu toplantılarında birimlerimizle SMGM çalışmalarını değerlendirme fırsatlarını bulacağız. Ayrıca SMGM’nin düzenleyeceği Teknik Kongre ve SMGM 2. Çalıştayı gibi etkinliklerle eğitimlerin kalitesinin artırılması, yayınların geliştirilmesi ve bu alanda gözlenen benzeri eksikliklerin giderilmesi kapsamındaki çalışmalar sürdürülecektir.

Bu çalışmaların yanı sıra sürekli mesleki gelişimin birimlerimizdeki uygulanmasında görülen aksaklıkların giderilmesi, verimli bir işleyişin sağlanması, meslektaşlarımızdan gelen eleştirilerin değerlendirilmesi gündemimizde olacaktır. Sürekli mesleki gelişim kapsamındaki düzenlemelerde getirilen yükümlülüklerin sadece büro tescil belgesi kapsamında aranmaması, tüm meslektaşlarımızı kapsayacak şekilde genişletilmesi, kamuda çalışan meslektaşlarımızın hizmet içi eğitim kapsamında bu eğitim ve etkinliklere katılmalarının sağlanması, bunun için kurumlarla ilişkiye geçilmesi hedeflenmektedir. İTEK yapılanması ile sağlanacak ortaklık da “kamuda veya özel sektörde çalışanlara yönelik eğitim ve hizmet içi eğitim” çalışmalarının geliştirilmesi anlamında önemlidir. SMGM bağlantılı olarak MİV Enstitü, Oda MB Çalışma Kurulları ve Komiteler ile ortaklıklar kurulması, eğitimlerin değerlendirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

Ölçme-Değerlendirme çalışmalarının sürdürülmesinin değişik kapsamda katkı getireceğini düşünüyoruz. SMGM kapsamında değerlendirilen etkinliklerin çeşitlenmesi ve kredilendirilmesinin yanı sıra, nitelikli mimarlık hizmetlerinin referanslara girebilmesinin şartlarının belirlenmesi doğrultusunda çalışmaların yürütülmesi hedeflenmektedir.

Tüm bu çalışmaların, birimlerin potansiyellerini önecilkli olarak değerlendiren, SMGM’nin standart koyan ve akredite eden bir yaklaşımla bu çalışmaları değerlendiren, sertifikalı mesleki gelişim programlarını gerçekleştirmeyi önemseyen, sertifika alan meslektaşlarımızı listeleyen ve vebde yayınlayan, mesleki gelişim proğramlarını üyelere ve topluma tanıtan ve bu programlarda yer almayı özendiren, Oda’nın “kamu” niteliğine paralel düzenlemeler yapılan uygulamalar bu dönemin çalışmalarının eksenini oluşturmaktadır.

Mimarlık Öğrencileriyle İlişkiler

Mimarlık öğrencileri ile Oda ilişkisinin güçlenmesi, "Öğrenci Üyelik Yönetmeliği"nin hayata geçirilmesi için başlattığımız çalışmalar 42. Dönemde yeniden ele alınarak geliştirilecektir. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı kapsamında ele alınarak tartışılan konuların öğrencilerin katılımıyla birlikte yapılması her zaman gündemimizde olmasına rağmen şimdiye kadar yeterli katkı sağlanamadığı da bir gerçektir. Bu dönem içerisinde gerek ayrı bir öğrenci forumunun yapılması ve öğrencilerin mimarlık eğitimi ve meslek uygulamalarının geleceği konusundaki görüşlerinin derlenmesi, hem de diğer konular üzerinde yapılan tartışma ortamlarına katılmaları verimli bir ortam getireceğine inanıyor ve önemsiyoruz.

Farklı konular çerçevesinde yaz okullarının ve teknik gezilerin düzenlenmesi, düzenlenen etkinliklere ve teknik gezilere öğrencilerin de çağırılması birimlerimizin bu alandaki deneyimlerinin paylaşılması önemli bir işbirliği ortamı yaratacaktır.

Staj olanaklarının sağlanması, mesleğe kabul aşamasında aranacak meslek pratiğinin nasıl sağlanacağı gibi konuları öğrencilerle birlikte değerlendirmek ve süreci örgütlemek hedeflenmelidir. Öğrencilerin değişik dönemlerde yaptıkları çalışmaların sürekliliğinin sağlanması, değişik platformlarda öğrenci temsiliyetinin sağlanması için bir örgütlenme ihtiyacı vardır. “Türkiye Mimarlık Öğrencileri Birliği” gibi bir yapılanmanın ve bu girişimle ilişkili olarak “Türkiye Mimarlık Öğrencileri Kurultayı”nın düzenlenmesi gündemimizde olacaktır.

MESLEKİ VE ÖRGÜTSEL ARAŞTIRMALAR

42.dönemde mesleki ve örgütsel raporlama ve araştırmalara önem verilmesi benimsenmektedir. Bu amaçla olanaklar ölçüsünde kimi çalışmaların yapılması planlanmaktadır.
Yapılması söz konusu olan raporlama ve araştırmalar olarak; “Yıllık Mimarlık Meslek Raporu”, “Yapılı Çevre Kültürü”, “Kentsel Dönüşüm”, “Kamu Eliyle Üretilen Konut Uygulamaları (TOKİ)”, “Çevre Kalitesi Denetimi”, “Yerel Yönetimler” ve “Ekolojik Mimarlık / Enerji Etkin Yapı” başlıklı konuları öncelikli olarak belirlenmiştir. Örgütsel konular arasında ise “Serbest Bürolarda Çalışan Mimarların Ücret ve Çalışma Koşullarının Araştırılması” ve “Örgütsel Yapı Geliştirme” ivedilikle ele alınması gereken araştırmalar olarak tanımlanmıştır. Somut bir proje olarak, geleceğimiz için zorunlu olduğunu düşündüğümüz, aynı zamanda çok sayıda araştırma potansiyeline sahip olan “Üye (Mimar) Mesleki Profil Araştırması ve Sicil (Bilgi) Sistemi Güncelleme Çalışmaları” gündemimizde yer almaktadır.

KENTSEL SORUNLAR VE POLİTİKALAR

Çalışma Dönemimiz içerisinde yapılacak genel seçim nedeniyle, kentlerimizde artarak yoğunlaşacak olan kentleşme ve planlama süreçlerindeki popülist ve siyasi yaklaşımlar karşısında bilimsel, çağdaş bir kentleşme politikasının uygulanması için bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada aynı kararlılıkla üstüne gidilecektir. Kentlerimizi tehdit eden ranta, ayrıcalıklı imara, yağmaya dayalı kentleşme kararlarına karşı kamudan ve bilimsellikten yana olan yasal mücadelemiz sonuna kadar sürdürülecektir. Mimarlık hizmetlerinin topluma sunulduğu yerler olan kentlerimiz, bizim temel ilgi alanlarımızdan biri olmaya bizlerin topluma karşı, kamusal sorumluluğumuz olduğu inancımızla hareket ederek, kentleşme süreçleri özellikle izlenecek ve yerinde gerekli müdahalelerin yapılması için çaba sarf edilecektir.

Son zamanlarda yöneticilerin ağızlarından düşürmedikleri ve sihirli değnek gibi algıladıkları, moda deyimiyle “Kentsel Dönüşüm” ile kentlerimizde yapılmak istenilen ranta endeksli mülkleştirilen arazilerde, kamu eliyle arsa, arazi spekülatörlüğüne dayalı bir yapılaşma hedefi karşısında ilkeli, çağdaş ve kamusal bir yenilenmenin takipçisi olunacaktır.

Kentlerimizde son yıllarda artarak süregelen, ranta dayalı parselasyonlu planlar, bu spekülatif planlarda sürekli yapılan tadilatlar, plan lejant ve yoğunluk kararlarıyla yapılan meşrulaştırmalar bugün ülkemizde giderek bir yapısal durum oluşturmaktadır,
Mimarlar Odası olarak bu gidişi kaygıyla izlemekteyiz. Kentlerimizdeki sosyal donatı alanları, yeşil alanlar, kent içi ulaşım, kimliksiz TOKİ konutları, yetersiz meydan anlayışı, kent kimliğine saygısızlık ve kültürel mirasa karşı duyarsızlık yerleşim alanlarımızı içinden çıkılmaz bir kaos ortamına doğru hızla sürüklemektedir. Böyle bir açılımla, hukuksal açıdan geçerliliği tartışılır şekilde yağmur gibi gelen birçok yasal düzenleme ile karşı karşıya kaldığımız bu günlerde mimarlık ve kentsel sorumluluklar arasındaki ilişkinin geniş kesimlerce de tartışılmaya başlandığını görmekteyiz. Bu ilişkinin sağlıklı olarak geliştirilmesi ve sürdürülmesi için geçmişte olduğu gibi bugünde Oda olarak bilimsel ve kamusal veriler ışığında sürece katkı koymak önceliklerimiz arasındadır.

Bu alanda Genel Merkez ve Oda birimlerimizde kente, planlamaya ve kent kültürüne dair görüş ve politika üretilmesi, ÇED Danışma Kurulu çalışmaları ile sorunların altının çizilmesi ve tüm bu süreçlere kamu yararı doğrultusunda müdahale edilmesi kararlığındayız.
Üst planlardan başlayarak, ülkemiz ve kentlerimiz üzerinde oynanan, bilimsel niteliği tartışmalı, ranta ve yağmaya dayalı planlama ve yaklaşımlar karşısında sürece hukuksal ve toplumsal yaptırımlarla müdahil olmak, bu kapsamda mesleki ve bilimsel etkinlikler düzenlemek hedeflerimiz arasındadır. Bu çalışmalarımızda bizim dışımızdaki kente duyarlı kesim ve kuruluşlarla da birlikte hareket etmeyi amaçlamaktayız.

Afetler ve Mimarlık

Topraklarının % 99'u depremsellik koşullarında bulunan, çeşitli afet riskleri taşıyan ülkemizde, afetlere karşı güvenli yapılaşma ve kentleşme politikalarının geliştirilmesi ve ödünsüz uygulanmasına yönelik bir açılım için Afet Komitesi çalışmalarının, Oda yapısı içinde kalıcılaşması, 42. Dönemin önemli hedeflerinden biridir.

Afetlerin büyük tahribata ve insan kayıplarına yol açmasının temelindeki mimarlık ve şehircilik ilkelerine aykırı gerçekleştirilen planlama ve yapılaşma gerçeği karşısında Odamız geçmişten gelen mücadele çizgisini koruyarak yapacağı eylemler ile çalışmalarını kamuoyuna aktaracaktır. Bu konudaki deneyimimizi, yapısal nedenlerle ve kentsel dönüşüm baskısı altındaki afetlerin yıkıcı etkisini yaşayacak kentlerimiz için daha operasyonel bir bakışla, kentsel sağlıklaştırma politikası ve planlamasına yönlendirmek istiyoruz.

Afet Komitesinin, çalışmaları alanda yayacak bir model olarak, kamu yönetimi, STK, bilim alanından katılımlarla bir Danışma Kurulu’nun oluşturulması hedeflenmektedir. Mimarlık Mesleği Açısından Afetler Politika Raporu, Afetler ve Mimarlık Bağlamında Hukuksal Değerlendirme Raporu, Merkezî-Yerel Yönetim Uygulamaları Raporlarının geliştirilmesi gündemimizde olacaktır. Afetler ve Kentsel Sağlıklaştırma-Yenileme Sempozyumu ve üniversitelerin katkısıyla birlikte düzenlenecek Deprem Sorumluluk Hukuku Panelleri, anma etkinlikleri, bilgilendirme toplantıları dönem içerisinde yapılması düşünülen etkinliklerdendir. Bu alanda çalışan afetle ilgili toplum örgütlenmeleriyle dayanışma içerisinde bulunulması, öğrencilere, genç mimarlara yönelik yarışmalar açılması, duyarlılık ödülleri verilmesi düşünülmektedir. Mimarlar Odası mevcut hizmet binalarının doğal afetler bağlamında değerlendirilmesi, Afet Yönetimi ve Acil Müdahale Merkezinin oluşturulması da gündemimizdeki bir diğer acil konu olarak durmaktadır.

KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ

Ülkemiz birçok uygarlığın ürünlerini verdiği bir coğrafyadadır. Bugün kültürel miras olarak nitelendirdiğimiz bu ürünlerin korunması, geliştirilmesi ve toplum yararına kullanılması ana hedefimizdir. Korumanın, toplumun kalkınması ve gelişmesinin karşısında olmadığı, aksine kalkınmanın yadsınamaz bir girdisi olduğunu benimsiyoruz. Uygulama politikaları tartışmalı olmakla birlikte özellikle son yıllardaki yasal düzenlemeler, koruma alanında yeni örgütlenme modelleri getirmekte ve yeni kaynaklar sağlamaktadır. Bu gelişmeler göz önüne alınarak, kültür mirasımıza ilişkin politikalarımızı şu temel ilkeler yönlendirecektir:

  • Koruma kültürünün geliştirilmesi,
  • Korumanın kültür varlıklarının sahip ve kullanıcılarının odağında yer aldığı sosyal ve ekonomik boyutlarının da ele alınması,
  • Koruma ve geliştirme konularında, başta meslektaşlarımız olmak üzere, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve giderek tüm topluma yönelik bilgilendirme ve mevcut bilgileri güncelleştirmeyi amaçlayan bilimsel ve mesleki toplantılar ile yayınların çoğaltılması,
  • Kültürel mirasın korunması konusunda hizmet veren uluslararası ve ulusal kurum ve kuruluşlarla kurulan ilişkiler geliştirilecek, gerektiğinde Odamız öncülüğünde bir koruma platformu oluşturulmasına yönelik girişimlerde bulunulacaktır.

Şubelerimizin etkinlikleri içersinde yer alan arkeolojik ve kültürel değerlerin tanıtılması, değerlendirilmesi ve tahribatının önlenmesi yönündeki çalışmalar; merkezî bir koordinasyona kavuşturularak belgeleme, envanter, araştırma, hukuksal veya değişik toplumsal yaptırım uygulamalarıyla “koruma-yaşatma modelleri” oluşturulmaya çalışılacaktır. Birimlerimizin zengin birikimlerini bir araya getirerek “Kültürel Mirasın Korunmasında Mimarlar Odası” temalı bir dizi etkinlik ve yayın yapmayı planlıyoruz.

Kent ve kasabalarımızdaki mimari mirasın belgelenmesini amaçlayan ve şubelerimiz tarafından başlatılan Mimarlık Rehberi çalışmalarını ve Bina Kimlikleri projesini, diğer birimlerimiz tarafından da sahiplenilmesi gereken etkinlikler olarak görüyor, bu konulardaki teknik ve bilimsel altyapının geliştirilmesi çabalarına gereken katkıyı yapmayı planlıyoruz.

Cumhuriyetin Mimari Mirası Projesi

Bu dönem hızlandırılması gereken “Cumhuriyetin Mimari Mirası” projesinin ilk aşamasında “Cumhuriyet Dönemi Mirasının Bugünkü Durumu” ele alınacak, daha önce değişik kurum ve kuruluşlarca yapılan mevcut envanterler kullanılarak, tehdit altında bulunan ve giderek yok olan Cumhuriyet Dönemi mimarlık yapıtlarının halen içinde bulunduğu durum tespit edilecektir. Bu aşamanın sonuçları ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilerek, gerekli önlemlerin alınması istenecektir. İkinci aşamada ise mevcut envanterlerde bulunmayan yapılar saptanarak “korunması gerekli kültür varlığı olarak” tescil edilmeleri sağlanacaktır. Projenin üçüncü ve son aşamasını ise ilk aşamadan elde edilen verilerle Mimarlar Odası’nın Cumhuriyet Dönemi Mimari Mirasına ilişkin politikasının belirlemek oluşturmaktadır.

Küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik krizin ötelenmesinin bir aracı olarak gündeme gelen “Kentlerin Yeniden Yapılandırılması Stratejisi” nedeniyle kentsel değerlerimiz ve mimarlığımızın tahrip edilmesi yeni boyutlar kazanmıştır. Bu nedenlerle doğal ve kültürel mirasın korunması konusundaki çabaların artırılması gerekmektedir. Bu konuda şubelerin yaptığı çalışmalara destek verilerek ve bu çalışmaların ülke ölçeğinde sahiplenilmesi sağlanacaktır.

Bu kapsamda hükümet tarafından satılması gündemde olan Cumhuriyet dönemi kültür varlıkları ile ilgili envanter çalışması yapılması ve konunun kamuoyu gündemine taşınması yönünde çalışmalar yapılması planlanmaktadır.

20. Yüzyıl Mimarlığının Belgelenmesi ve Korunması

DOCOMOMO çalışmalarına paralel belgeleme ve yayın desteği sağlanması, ulusal mimarlık ödülü kazanan yapıların tescillenmesi, modern mimarlık ürünlerinin tanıtılmasına yönelik yayın, film, sergi vb. çalışmalar gündemimizdedir.

ÖRGÜTSEL YAPININ GELİŞTİRİLMESİ

42. Dönemde Mimarlar Odası eylemlerinin örgütsel katılım ve koordinasyon ortamında gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Mimarlar Odası'nın birimlerinin, yurt sathındaki tüm eylem ve çalışmalarının mesleğimizin birer kazanımı olduğu kabulünden hareketle; merkezî koordinasyon sağlanarak bu çalışmalara yeterli destek ve katkı verilmesi için gerekli koşullar oluşturulacaktır. Tek üyeden TMMOB'ye kadar tüm süreçlerde birlikte üretme ve paylaşma ilkesiyle hareket edilmesi anlayışının hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Bu anlamda seçilmiş organlar olarak Denetleme Kurulu ve Onur Kurulu’nun etkin kılınabilmesi, verimliliğinin ve çalışma hızının artırılması için ihtiyaç duydukları desteğin sunulması konusunda çabalarımız artırılacaktır.

Örgütsel Yapının Gelişimi ve Güçlendirilmesi Çalışmaları

Örgütsel yapının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi amacıyla geniş katılımlı danışma toplantıları ve danışma kurullarıyla sürecin masaya yatırılması sağlanacaktır. Örgütsel yapımızın değişimi konusun irdelenmesi, örgütsel taleplerle birlikte üye yapımızdaki değişimin de değerlendirilmesini gerektirmektedir. Ücretlileşme, meslek dışı işlere kayma ve bağlantılı olarak işsizleşme eğiliminin artma eğilimiz gözetmeyen bir gelecek öngörüsü geliştirmemiz, Oda yapılanmamızı ve çalışmalarımızın etkinliğini ciddi bir çıkmazın içine sokacaktır.

Üye Sicil Bilgi Sistemi Çalışmaları

Oda yapısının tümüyle gözden geçirileceği ve ilgili yönetmelik değişikliklerinin yapılacağı bir dönemdeyiz. Bu nedenle üye sicil bilgi sistemi oldukça önem kazanıyor. Tüm üyelerin ancak özellikle serbest çalışanların örgütlenmede etkin rol almaları için yeni araçların üretilmesi, kurumsal bağlarının güçlendirilmesi için, üye sicil bilgi sisteminin özel bir öneminin olduğunu düşünüyoruz. Sağlıklı bir iş düzeni için gerekli olan üye referans sisteminin oluşturulması bağlamında bir örgütlenme çalışması yapılması gerekmektedir.

İşyeri Temsilcilikleri Eşgüdüm Çalışmaları

Gerek özel kesimde gerekse kamuda ücretli çalışan üyelerimiz Oda üye dağılımında önemli bir yer tutmaktadır. 12 Eylül hukukunun zedelediği, Oda'nın kamu çalışanları ile olan bağının yeniden oluşturulması ve ücretli çalışan üyelerimizin yetki, sorumluluk, mesleki kimlik ve aidiyet, özlük hakları, çalışma koşulları vb. sorunlarının geliştirilmesi, Oda çalışmalarına katılımları ve katkılarını sağlanmasına yönelik olarak Mimarlar Odası tarihinde 35. Dönemde ilk kez sürekliliği olan bir mekanizma olarak ortaya atılan bir düşünce ve uygulama olan İTEK çalışmaları, aradan geçen 14 yıllık sancılı bir altyapı döneminden sonra 42. Dönemde yeni bir değerlendirme aşamasına gelinmiştir.

42. Dönemde, “İşyeri Temsilcileri” ve “İTEK” yapısını da geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, ilgili yönetmeliğin de değişimini, İTEK kapsamında Hukuk Danışma, Mesleki Hizmet, Mevzuat, Meslek İçi Eğitim, Tanıtım-Yayın, Meslek Pratiği (Staj) oluşumunu amaçlayan;

  1. Bir tanıtım broşürü ve iletişim anketi hazırlanarak, genel bir kampanya çalışması yapılması,
  2. İşyeri Temsilcileri Buluşmalarının, “örgütlenme ve meslek düzeni” temalı olarak sürdürülmesi,
  3. Ücretli Çalışan Mimarlara yönelik 2. Kurultay yapılması hedeflenmektedir.
TMMOB ve Planlama - Tasarım - Yapı Odalarıyla İlişkiler

Ülkemizde mesleklerin karşı karşıya bulunduğu pek çok ortak sorun bulunmaktadır. Ortak sorunların çözümlerinin birlikte üretilmesi ve yaşama geçirilmesi için, TMMOB ve bağlı Odalarla ilişkilerin geliştirilmesi ve dayanışma içersinde olunması gerekmektedir. Meslek alanımızın daraltılmasına yönelik her türlü girişime karşı başta hukuk yolu olmak üzere ciddi mücadele sürdürürken, görüş ayrılıklarına neden olan konularda, ilgili tasarım - planlama ve yapı odaları ile doğrudan ilişkiye geçilerek sorunlarımızın karşılıklı görüşmelerle çözümlenmesi için gerekli ortamlar oluşturulacaktır. Temelde eğitim sistemindeki yanlış uygulamalardan ve okullaşma pratiğimizden kaynaklanan, ancak ortamda farklı değerlendirmelere ve çoğunlukla da yanlış anlamalara neden olan uzmanlık, disiplin, meslek tanımlarını bilimsel nesnel temelde değerlendirmek ve yanlış anlamaları gidermek hedeflenecektir. Asıl olanın kullanıcı hakları ve kamu-toplum yararı temelinde insan yaşamı olduğu, üretilen hizmetin niteliğinin bu bağlamda anlamlı olduğunu unutmadan yetki paylaşımını esas alan bir modeli benimseyerek, gelecekteki ortak üretim koşullarının oluşturulmasını önemsemekteyiz.
Bu kapsamda, meslekler arası örtüşen alanların bir koordinasyon ve dayanışma alanı olarak değerlendirilmesini öngörmekteyiz.

Diğer Kuruluşlarla İlişkiler

Mimarlık alanında var olan ya da yeni oluşacak ulusal ve uluslararası birimlerin içinde yer almayı ve çalışmalara etkin olarak katılmayı planlıyoruz. Mimarlar Odası bu süreçte örgütleyici, koordinatör, kolaylaştırıcı, katkı sağlayan vb. roller almayı mesleki ve toplumsal sorumluluğun gereği olarak görmektedir.
Mimarlık Vakfı, Tarihî Kentler Birliği, Özerk Sanat Konseyi, Türkiye Beton Birliği ve şubelerimizin içinde aktif olarak yer aldıkları, Ankaram, Haydarpaşa, Tekel, Okuluma Dokunma ve Nükleer Karşıtı Platform gibi kent / çevre / meslek odaklı platformlar, örgütsel yapılar, içinde yer aldığımız veya ilişkide olduğumuz kuruluşlarla, programlarımız kapsamında işbirliği ve ortaklıklar oluşturmayı hedefliyoruz. Söz konusu inisiyatif ve kuruluşların güçlenmesi; Odamızın yapılı çevre kültürü oluşumuna yönelik çabalarının paylaşılmasını ve nitelikli hale gelmesini sağlayacaktır. Bu çabaların bir meslek kuruluşu olma niteliğimizi daha da güçlendireceğini düşünüyoruz.

SONSÖZ

Mimarlar Odası 42. Dönem Merkez Yönetim Kurulu olarak; Ülkemizde her alanda yaşanmakta olan kaos karşısında; sağlıklı çözümün ortağı olmak, toplumumuzun esenlikli geleceği için yoğun bir çaba göstermek, meslektaşlarımızlarımıza mesleki uğraşlarında ve yaşamlarında destek olmak için çalışmayı ilke olarak benimsemekteyiz.

Bunu yaparken dayanışmamızın en önemli örgütsel dayanağının Mimarlar Odası olduğunun bilincindeyiz. Ülkemiz mimarlığının ve onun örgütü olan Mimarlar Odası'nın, toplum nezdinde kanıtlanmış saygınlığı, tüm yönetsel ve rant baskılarına rağmen temel dayanağımız ve çıkış noktamız olarak görmekteyiz. . Geleceğin insan odaklı sağlıklı yerleşmelerinin mimarları ve onların örgütlü gücü olma hedefinden asla vazgeçmeyecek, mesleğimize karşı dayatma, etkisiz kılma, mesleki alanı daraltma, yok etme vb. çabalara karşı kamu ve toplum yararına mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.

Bu kapsamda meslek ve toplum yararına sorumluluk ve görevlerimizi, Oda birimlerimizle, tüm meslektaşlarımızla ve toplumumuzun ilgili kesimleri ile birlikte gerçekleştirmeyi hedeflemekteyiz.
42.Dönemin başarısı, çalışmalara katkı koyan, bu doğrultuda emek sarfeden, zaman ayıran tüm meslektaşlarımızın ve mimar dostlarının ortak başarısı olacaktır.
Hepimize kolay gelsin…
Saygılarımızla.

TMMOB
MİMARLAR ODASI
MERKEZ YÖNETİM KURULU